• Normal
  • Büyük
  • Çok büyük
Arama

HERKES İÇİN ERİŞİLEBİLİR BÜYÜKÇEKMECE İÇİN ÇALIŞMALAR HIZLANIYOR

HERKES İÇİN ERİŞİLEBİLİR BÜYÜKÇEKMECE İÇİN ÇALIŞMALAR HIZLANIYOR

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul’da yaşayan özürlü, yaşlı, hamile, çocuk gibi hareket kısıtlılığı yaşayan bireylerin de istediği her noktaya kolayca ulaşabilmesi ve sosyal yaşamın her alanında var olarak, hızlı toplumsal yaşama aktif, kendine güvenen ve üreten bireyler olarak katılabilmesi amacıyla erişilebilirlik hizmetlerine hız kesmeden devam ediyor. Büyükçekmece Belediyesi'nin konuk edildiği Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyonu toplantılarından 43.’sü de geniş bir katılımla İBB Zeytinburnu Sosyal Tesislerinde gerçekleşti. 
3 Haftada Bir gerçekleştirilen toplantılarla adım adım erişilebilirlik hedefine ulaşılıyor. 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş tarafından 2008 yılında kurulan Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyon Kurulu yapmış olduğu çalışmalarla İstanbul’un en merkezi noktalarından en uzak mekânlarına, köprülerden rampalara, vapurlardan tramvaylara, İETT otobüslerinden hizmet binalarının kullanımına, tümüyle kamu kullanımına açık her mecrayı 3 haftada bir gerçekleştirmiş olduğu toplantı ve saha çalışmaları ile adım adım herkes için erişilebilir hale getirmeye devam ediyor. 
2012 Temmuz’unda 5378 Sayılı Kanun’un Verdiği Süre Bitiyor.
Fiziki çevre ile ulaşım araçlarının erişilebilirlik açısından düzenlendiği kanun tasarısının 2005 yılında yasalaşarak 5378 Sayılı Kanun olarak yürürlüğe girmesiyle, ilgili kanun tarafından fiziki çevre ve ulaşım araçlarının 2012 Temmuz’una kadar erişilebilir olması şartı getirilmiş, merkezi ve yerel yönetimlere erişilebilirlikle ilgili hukuki ödev ve sorumluluklar yüklenmişti. 
Erişilebilirliğin Önündeki Engeller,  Uzlaşı ve Birliktelik ile Kaldırılıyor. 
2008 yılına kadar İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çeşitli başkanlık ve müdürlük bazında gerçekleştirilen erişilebilirlik çalışmaları, daha hızlı ve etkili çözümlere ulaşılması amacıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş’ın emri ile 2008 yılında kurulan Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyonu önderliğinde düzenlenmeye ve koordine edilmeye başlandı.  Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyon Kurulu, hazırlamış olduğu raporlar, yapmış olduğu saha çalışmaları, kurumlar arasında 2008 yılından günümüze gerçekleştirdiği koordinasyon ve periyodik olarak sürdürdüğü komisyon toplantıları ile erişilebilirliğin önündeki engelleri,  uzlaşı ve birliktelik ile kaldırmaya devam ediyor.  
43. Toplantının Ana Gündemini Büyükçekmece’de Erişilebilirlik Oluşturdu!
Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyon Kurulu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Tesislerinde 43. toplantısını “Büyükçekmece İlçesinde Erişilebilirlik” gündemiyle gerçekleştirdi.  Büyükçekmece İlçesi erişilebilirliği, İstanbul’un erişim sorunları ve yeni erişilebilirlik projelerinin değerlendirildiği toplantıya İstanbul Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, Büyükçekmece Belediyesi Başkan Yardımcısı Ahmet Bayraktar, Büyükçekmece Belediyesi Teknik Başkan Yardımcısı Zafer Özsayın  ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. 
Erişilebilirlikle ilgili yerel yönetimlere ve özel kuruluşlara yol haritası sunuyoruz.
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyon Kurulu Başkanı Y. Mimar Müberra Kavak Kara, 5378 sayılı yasayı kısaca açıklayarak, yasanın büyükşehir belediyeleri ile yerel idarelere tanıdığı sürenin Temmuz 2012’ye kadar dolduğunu hatırlattı. 2005 yılında çıkan 5378 sayılı kanun gereği, büyükşehir belediyeleri ve yerel idareler tarafından yapılan erişilebilirlik çalışmalarının beklenilen düzeyde gerçekleşmediğini işaret eden Kavak, engellerin giderilmesi yönünde öncelikli hedefin kurumlar arasında iletişimsizlik ve koordinasyonsuzluğun giderilmesi olduğunu ifade etti. Kavak; “3 yıldır düzenli olarak günümüze kadar 3’er haftalık periyotlarla yapılan toplantılar neticesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ilgili kurumlarını, yerel yönetimleri, özel kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarını burada konuk ederek çalışmaları uzlaşı içinde, etkili ve verimli bir şekilde sürdürüyoruz”, dedi. Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyonu Toplantılarının bir anlamda beyin fırtınası olduğunu da  dile getiren Kavak; “Bu toplantılar aracılığı ile hem belediyelere hem de özel kuruluşlara erişilebilirlikle ilgili nasıl bir yol haritası benimsenmesi gerektiği konusunda projektör tutuyor, sivil toplum kuruluşları, resmi ve özel kurumlar arasında koordinasyonu sağlıyoruz”, açıklamalarını yaptı. 
Engelli Bireylere Yapılan Hizmetlerin Reklam Amaçlı Ön Plana Çıkartılmasını Çok Etik Bulmuyoruz.ı.
Toplantının konuğu olan Büyükçekmece Belediyesi adına bir sunum gerçekleştiren Büyükçekmece Belediyesi Teknik Başkan Yardımcısı Zafer ÖZSAYIN; Günümüzde her kesime eşit bir şekilde hizmetlerin ulaştırılmasının belediyelerin asli sorumluluklarından olduğunu ifade ederek engelli bireylere yapılan ayni yardımların bir reklam malzemesi olarak kullanılmasını, bu yönüyle engellilere yapılan yardımların çok ön plana çıkartılmasını etik bulmuyoruz”, dedi.  
2009 Seçimlerinden Sonra İşimizin Ciddi Anlamda İçerik ve Boyutu Değişti. 
Büyükçekmece belediyesinin 2009 yerel seçimlerinden sonra görev ve sorumluluklarının arttığını belirten Özsayın, görev ve sorumluluk alanlarını şu istatistiklerle açıkladı: “Biz 2009 seçimlerinde tek bir belediye iken seçimlerden sonra 7 belediyenin birleşmesiyle ciddi anlamda fiziksel bir değişime uğradık. 5000 hektar sorumluluk bölgemiz 15700 hektar alana çıktı. 7 mahalle iken 23 mahalleye ulaştık. 600 adet sokak varken 5400 adet sokağa çıktık. 40 bin nüfusken 180 bin nüfusa çıktık. Bu istatistikleri savunma amaçlı göstermiyor, işimizin ciddi anlamda içerik ve boyutu değişti. İçinde bulunduğumuz durumu da bu istatistiklerle anlatmak istiyoruz.” 
İnsanımızı Toplumumuza Kazandırmanın En İyi Yolu; Herkese Erişim Hakkı Sunmaktır. 
Büyük Çekmece Belediyesi sınırları içinde 3950 özürlünün yaşadığını bildiren Özsayın; bu Özsayının gerçek engelli nüfusunu yansıtmadığını ifade etti. Kültürel bir sorun olarak engelli ve ailelerinin, engellerini ve engelini gizlediğine dikkat çeken Özsayın; “Bu durum ciddi bir sosyal yaradır”, vurgusunu yaptı. Engelli ailesinin engelli ebeveynini gizlememesi, engelli bireyin de toplumdan kendisini soyutlamaması için belediyeler kadar sivil toplum kuruluşlarına büyük görevler düştüğünün altını çizen Özsayın; “Özürlü veya sağlıklı fark etmez, insanımızı topluma kazandırmak hepimizin ödevidir. Bu ödev ve sorumluluğu da en iyi şekilde onlara erişilebilirlik hakkı sunarak yerine getirebilir, sosyal aktiviteler ve mesleki imkânlarla onları toplumumuzun doğal üyeleri yapabiliriz, dedi. 
Engellilerin sosyodemografik özellikleri önemli; çünkü Engel, Hizmeti Belirliyor. 
Büyükçekmece Belediyesinin yapmış olduğu sosyal tespitler neticesinde özürlülerin sosyo demografik özelliklerini çıkarttıkları ile konuşmasını sürdüren Özsayın; “Özürlülerin, gruplara göre ayrılması ve sosyodemografik özelliklerinin bilinmesi, bizim yapacağımız hizmetler için bir veri tabanı oluşturmakta, yapacağımız hizmetin biçim ve içeriğini belirlemektedir”, bilgilerini aktardı.  Engellerin, ihtiyaç ve gereklilikleri belirlediğine dikkat çeken Özsayın; En azından fiziki çevrenin erişilebilir hale getirilmesi engelin niteliğine göre gerçekleşiyor”, dedi. Bir eğitim hizmetiyle engelin ihtiyacı belirlediğini örnekleyen Özsayın; “Bir meslek edindirme kursu açıyorsunuz. Derslikler, 3. ya da 5. Katta bulunuyor. Engelli asansörü, rampası bulunmazsa bu hizmetten özürlü birey yararlanamaz, özürlü birey mesleki donanıma sahip olamaz ve bir şekilde biraz daha sosyal yaşamın kıyısına itilir. Engellilerin özelliklerini bilmek hizmetin içeriğini belirliyor, yani engel, hizmeti belirliyor”, açıklamalarını yaptı. Engellilerin sosyal yaşama, kendine güvenen bağımsız bireyler olarak katılabilmeleri amacıyla meslek edindirme kurslarına çok önem verdiklerini de dile getiren Özsayın; “Engelli bireylerin, kendilerini yetiştirmiş donanımlı bireyler olarak ekonomik hayata katılımları ve kişiliklerini güçlendirmeleri için çalışmalarımız ciddi şekilde sürüyor”, dedi.
Doğal Afetlere Karşı Engelli Bireyler de Kendilerini Güvende Hissedebilmeliler.
Doğal afetler anında, kamu ve özel kuruluşlarda çalışan engelli bireylerin can güvenliklerinin göz ardı edildiğini söyleyen Özsayın konuşmasını şöyle sürdürdü; “Bir çok engelli, özel kuruluşlarda veya kamu kuruluşlarında çalışabilmektedir; ancak çalışma mekânları deprem riski yüksek olan ülkemizde acil çıkışlar için uygun mudur, olası bir yangında tahliye imkânları var mıdır? Asansörlerin deprem veya yangın gibi durumlarda çalışmadığını düşünürsek bu arkadaşlarımızın tahliyesi nasıl sağlanacaktır? Olası doğal afet riskine göre engelli bireylerin çalışma mekânları da özel bir şekilde dizayn edilmelidir. Doğal afet risklerine karşı kamu veya özel kuruluşlarda çalışan engelli bireyler de kendilerini güvende hissetmelilerdir.”
Banka ATM’lerinin Erişilebilir Hale Getirilmesi İçin de Çalışma Yapıyoruz.
Engelli Bireyler için Büyükçekmece Belediyesinin yapmış olduğu hizmetler ile sunuma devam eden Özsayın, belediye olarak yapmış oldukları hizmetleri şu ana başlıklar altında sıraladı: “Tüm toplu ulaşım araçlarını, kaldırım ve yolları, kamu kullanımına açık yapıları ve bize özel plajları yeniden düzenliyor, erişilebilirliğe uygun hale getiriyoruz. Bu konularda çalışmalarımız artarak sürüyor. Gerek okullar gerek hastaneler veya tümüyle kamu kurumlarının erişilebilir hale getirilmesinde önemli bir çalışma ivmesi kazandık. Alış veriş merkezleri, sağlık ocakları ve kamu kurumları ile esnafın yoğun olduğu bölgelerde özellikle çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Hatalarımızı da görüyoruz ve hatalarımızın da üstüne giderek çalışmalarımızı şekillendiriyoruz. Erişilebilirlikle ilgili çalışmaları sadece kamu kurumları kapsamında tutmuyoruz. Banka ATM’lerine, özürlünün ulaşabilmesi için bankaların ATM önlerindeki kot farklarını gidermesi gerekiyor. Büyükçekmece Belediyesi olarak bankaların ilgili kanallarına ulaşarak en azından ATM kot farklarının giderilip aynı seviyeye getirilmelerini istiyoruz. Bankalar Merkezi dediğimiz bir yer var, oraya da ancak merdivenle ulaşılabiliyor. Bu da bizim hatamız, bu hataları gidermeye çalışıyoruz.”  
Erişilebilir Büyükçekmece Projesi ile Erişim Engelleri Ciddi Anlamda Kalkacak.
Erişilebilir Büyükçekmece adında büyük bir proje ile yola koyulduklarını aktaran Özsayın, Bu projenin protokolü yapıldı, hafriyatı alındı, inşaata başlıyoruz, bilgilerini aktardı.  Bu proje ile bölgedeki erişim engellerinin ciddi anlamda aşılacağını kaydeden Özsayın;  “Mimar Sinan bölgesinde sahil ile yol arasında 25 ile 35 metre civarında bir kot farkı bulunuyor. Engelli değil, çocuk veya yaşlı hiç kimse buradan inip kolayca sahile ulaşamıyor. Gerek internet üzerinden gerekse mağdur arkadaşların yönlendirmesiyle konuyla ilgili projelendirmeyi yaptık. 2 veya 3 noktada yatay asansörler yaparak ki, uygulamasına başladık, Buradaki erişim sorununu çözmekteyiz”, bilgilerini verdi. 
Mimaroba’da Engelli İzci Çocuklarımız için  İzci Kampı Yapıyoruz.
Büyükçekmece Belediyesi olarak 38 kişiden oluşan bir engelli izci gruplarının olduğu ile sözlerine devam eden Özsayın; Bu grubun faaliyetlerini daha sağlıklı gerçekleştirebilmesi için atıl olan küçük mekânlarının yerine 150 metrekarelik büyük bir mekân tahsis ettiklerini, ifade etti. Yurt içindeki diğer izcilik çalışmalarına katılabilmeleri amacıyla engelli izci grubuna ayrıca bir otobüs desteği sağladıklarını da bildiren Özsayın; Adını koymamakla beraber Mimaroba’nın merkezinde izciliğe uygun 1,5 dönüm arazide izci kampı yaptıklarını, ifade etti. 
Tiyatro Salon ve Sahnelerini de Engellilerin Erişimine Uygun Hale Getiriyoruz.
Büyükçekmece Belediyesinin gerçekleştirmiş olduğu sosyal sorumluluk projeleri hakkında da bilgiler aktaran Özsayın; Engelli bireylerin kültür sanat dünyalarının gelişebilmesi amacıyla eğitim ve sosyal aktivite çalışmalarına önem verdiklerini kaydetti, tiyatro bina ve sahnelerinin de engelli erişimine uygun hale getirildiğini açıkladı. 
Kılavuz Yol İçin Ortak Bir Standart Belirlenmeli, Ortak Bir Dili Konuşmalıyız. 
Erişilebilirlik çalışmaları kapsamında ana ve tali yolları da düzenlediklerini belirten Özsayın gerçekleştirdikleri yol düzenlemeleri ile ilgili şu bilgileri paylaştı: “D 100 karayolundan gelirken ana yola bağlanan dağılım yolları mevcuttur. Her tarafa yapıyoruz dersek doğru olmaz; fakat genel anlamda ihtiyacı karşılıyor. Ana arterlerden ulaşacak görme özürlüler için yönlendirme taşlarının projelendirme safhasındayız. Konuya ilişkin öncesinde yapılan uygulamaları şu an inceliyoruz. Burada ulusal bir harekette bulunmak lazım; çünkü bu engelli taşları çok değişik firmalar tarafından üretiliyor. Farklı ebatlarda farklı dizaynlarda, bu taşların üretiminden var. Bunun ulusal bir standarda dönüştürülmesi lazım. Dönüşmediğinde ortak bir dili yakalayamamış oluruz.  Görme engelli de bu durumda bir karışıklık yaşayacaktır.” 
Rehabilitasyon Merkezlerini Daha Etkili Kılmak İçin Çalışmalarımız Sürüyor.
Yapmış olduğu sunumda Rehabilitasyon Merkezlerine de değinen Zafer Özsayın, ilçelerde etkisiz bir şekilde küçük mekânlara yayılmış olan bu merkezlerin halk bile farkında değil, dedi. Rehabilitasyon merkezlerinin ekonomik gücü daha yüksek ve fonksiyonel olabilmesi için ilçedeki diğer merkezlerin birleştirilerek ortak bir çatıda toplanması gerektiğini savunan Özsayın; “Birçok ilçeyle koordinasyon halinde daha güçlü rehabilitasyon merkezlerinin hizmete girmesi için biz çalışma yapacağız”, ifadelerini kullandı.  Erişilebilirlik kültürünün henüz toplumca benimsenmemesini de anımsatan Özsayın, yapmış olduğu sunumu şu sözlerle sonlandırdı: “Kamu çalışanları, sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler ile birlikte yalnızca görev olarak değil, sevgiyle yaklaştığımız zaman, engelliler ile birlikte eşit şartlarda, yaşanabilir dünya oluşturmamız, hayal olmaktan çıkacaktır.”
Hissedilebilir Yüzey Çalıştayı Sonrasında  Standartlar Belirlenmiş Olacak. 
Zafer Özsayın’ın konuşmasından sonra eklemelerde bulunan Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyon Kurulu Başkanı Y.Mimar Kavak kılavuz yol yapımıyla ilgili, gerek Türkiye’de gerekse dünyada yol takibi ve hissedilebilir yüzeylerle ilgili benimsenmiş bir standardın olmadığını ifade etti. İlçe belediyelerine pilot uygulamalar yaptırdıkça konu üzerinde uzmanlaştıklarını bildiren Kavak, Türkiye’de hissedilebilir zemin ve kılavuz yol ile ilgili yapılan çalışmalar hakkında şu bilgileri aktardı: “Geçtiğimiz yıl Başbakanlık Özürlüler İdaresine başvurarak bu konuda bir standart belirlenmesi talebinde bulunduk. Yönlendirme taşlarında veya zeminlerde ortak bir dil kullanıldığında yapılan erişilebilirlik uygulamasının anlamlı olacağını farkettik. Geçtiğimiz 6-7 ay öncesinde Ankara’da konuyla ilgili bir çalıştay düzenlenmişti. Bu toplantıda, önerilerimiz, araştırma ve incelemelerimiz değerlendirilerek konu, çözüme dönük bir olgunluğa erişti. Yaklaşık bir ay önce Ankara’da Birinci hissedilebilir yüzey çalıştayı düzenlendi. Burada taşların ebat ve aralıkları tespit edildi. Bayramdan sonra 12 Eylül’de de ‘Hissedilebilir Yüzey Çalıştayı’ İstanbul’da düzenlenecek. Dünyanın her ülkesinde farklı uygulamalar var. Biz ülkemiz şartlarını dikkate alarak ve uluslar arası standartları da göz önünde bulundurarak bir karar alacağız ve Türk Standartları Enstitüsü(TSE) aracılığıyla bu bir standarda dönüşecek. Muhtemelen  bakanımız ve belediye başkanımızın katılımları ile bu toplantı gerçekleşecek. Çalıştayın üçüncü gününde tüm ilçe belediyeleri ile Türkiye’deki büyükşehir belediye temsilcilerini davet edeceğiz. Orada bu iki çalıştay sonrasında ulaştığımız sonuçlarla alakalı, her ilçe belediyesinden üç görevli isteyeceğiz. Fen İşleri Müdürleri, Uygulama müdürleri ve kontrol mühendisleri bu toplantılarda hazır bulunacaklar. Toplantı sonrasında bu görevlilere, benimsenmiş standart ve uygulamalar eğitim olarak verilecek. Zannediyorum bu toplantılar maratonundan sonra hissedilebilir yüzey konusu bir standarda ulaşacak.”
Erişilebilirlik Konusunda En Büyük Engel; Toplumsal Farkındalıktır.
Erişilebilirlikle ilgili uzun bir çalışma sürecine sahip olduklarını belirten Kavak; Bu süreçte edindiğimiz tecrübeler ışığında sıkıntının nereden kaynaklandığını tespit ettik, dedi. Erişilebilirlik konusunda en büyük engelin farkındalık olduğuna vurgu yapan Kavak, sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Anket çalışmalarında da bu ortaya çıkıyor. Ülkemizde bizlerle eşit haklara sahip engelliler de var ve bunların nüfusu hiç azımsanmayacak bir ölçüde. Bizler de tıpkı Avrupa’da ve Dünyada gelinen nokta gibi artık ‘Herkes İçin Tasarım, Evrensel Tasarım’ gibi yeni ve modern kavramları dikkate almalıyız. Meslektaş olduğumuz için bu konuda açıkçası içim daha rahat. Biz belediyeler ve teknik elemanlar olarak kullanıcı kitlemizi sadece genç ve sağlıklı bireyler olarak düşünmemeliyiz. Toplumda her fizyolojik durumda ve çeşitli hareket kısıtlığına sahip bireyler bizimle birlikte yaşamaktadır. Bu sebeple, özürlü, yaşlı, çocuk, çok uzun, çok kısa, çok şişman, tekerlekli sandalyeli, bebek arabası kullanan bayan, hamile bayan, yük taşıyan bir vatandaş, kısa süreli sakatlık yaşayan biri, özetle toplumdaki herkesin ihtiyaçlarını bilmemiz gerekiyor. Bu kısıtlılıklara sahip olan bireyler en az bizim kadar eşit haklara sahiptirler. Fiziksel çevrede toplu ulaşım araçlarını kullanmada eşit haklara sahip olmalıyız.” 
Belediyelerde Stratejik Planlama Çok Doğru Değil! Kent Erişilebilirliği, Yaşam Tarzını Belirler.
5378 Sayılı Kanunun tanımış olduğu sürenin Temmuz 2012’de dolduğunu tekrar hatırlatan Kavak; ülkemizde de son yıllarda bir duyarlılık oluşmakla birlikte daha güzel sonuçlar alınabilmesi için çalışmaların yoğun ve koordinasyon halinde düzenlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Bir kentin sağlıktan sosyal hizmetlere, istihdamdan kültür sanata pek çok ağ ile birbirine bağlı olduğuna vurgu yapan Kavak; Kamuya açık her mecranın erişilebilir hale getirilmesi ve herkesin erişebilir olabilmesi için resmi olmayan kurum ve kuruluşların da bir koordinasyon dâhilinde hareket etmesi gerektiğini bildirdi. Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyon Kurulu toplantılarıyla; sivil toplum kuruluşları, ilçe belediyeleri, büyükşehir belediyeleri ve ilgili birimleri, kamu kuruluşları, valilik ve diğer ilgili kuruluşlar arasında tümüyle bu koordinasyonun sağlandığına değinen Kavak; “Bir iletişim halinde olmalı ve bunun denetimini gerçekleştirmek zorundayız”, dedi. Özellikle yapılan uygulamalarda denetimin yapılan işin başarısını belirlediğine dikkat çeken Kavak, açıklamalarına şöyle devam etti: “Erişilebilirlik uygulamalarında, denetim şu şekilde gerçekleşebilir: Konuyu stratejik planlamaya, performans raporlarına ve bütçeye ilave ettiğimiz zaman kendiliğinden bir otokontrol oluşacaktır. Konunun sadece özürlülerin binaya girerken rampaya ihtiyacı var, binalarda özel tuvaletlere ihtiyacı var tarzında detay ve konuyu geçiştirici uygulamalarla değil, erişilebilirliğin bizzat bir yaşam tarzını belirleyen ana etken olarak algılanmasını istiyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, yaptığımız tüm fiziksel çevre uygulamalarında tüm kullanıcı gruplarının ihtiyaçlarını dikkate alıyoruz. Bunu yaparken de ulusal ve uluslararası standartları göz önünde bulunduruyor, bunlara göre çalışmaları yönlendiriyoruz. Belediyelerde algılandığı gibi özürlü masasına şu kadar bütçe, bu kadar ödenek gibi değil, biz genel bütçeden tüm belediye hizmetlerini kapsayan çatı bir ödev ve sorumluluk olarak erişilebilirlik bütçesinin stratejik planlamada ve performans raporlarında olmasını istiyoruz. Bunun adı, herkes için erişilebilirliktir ve zaten belediyenin bu asli görevidir. Bu ilkeler dikkate alındığında belediyeler görevlerini kendiliğinden yapmış olacaklardır. Kervan yolda düzülüyor, biz bunu sonrasında öğrendik.”
Yaşamak Tasarlamaktan Çok Daha Öte Bir Şey!
Açıklamalarına Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyonu olarak konuk ettikleri belediyelere teknik ziyaretler yaptıkları ile devam eden Kavak; “Farkındalık artsın diye konuya her zaman hassasiyet gösteriyoruz. Yaşamak tasarlamaktan çok daha öte bir şey. O engeli yaşayanın halini gördüğünüzde, bizzat onun çaresizliğine şahit olduğunuzda konuya yaklaşımınız daha farklı oluyor, konunun mesleki sorumluluğundan öte insani vicdani sorumluluğu ön plana çıkıyor”, dedi. Büyükçekmece Belediyesine görme engelli, işitme engelli ve ortopedik engelli derneklerinin temsilcileriyle  bir ziyaret gerçekleştirerek sorunların kaynağında tespitinin daha işlevsel olacağını belirten Kavak;“Konu çok boyutlu ve çok yönlü bir yapıya sahip. İnsani boyutu, vicdani boyutu, sosyo kültürel boyutu, ekonomik boyutu, teknik boyutu her yönüyle pek çok sorumluluğu beraberinde getiriyor. Bizim hedefimiz ise konuyu tüm yönleriyle ele alabilmek ve sorunları en işlevsel ve konfor sağlayacak şekilde çözmektir”, ifadelerini kullandı.  
Belediye Başkanının da Katılacağı Bir Pilot Uygulama Erişilebilirliği Daha Çok Gündeme Getirir. 
Büyükçekmece Belediyesinin teknik ekibine eğitim talebinde de bulunan Kavak; Bize sayı bildirdiğiniz zaman, Topkapı eğitim parkı olabilir, sizin seçeceğiniz bir mekân olabilir, Erişilebilirlik eğitimlerini verebiliriz, önerisinde bulundu.  Erişilebilirliğin toplumun daha fazla gündemine alınabilmesi için her ilçede bir pilot uygulama gerçekleştirdiklerini söyleyen Kavak; “Belki belediye başkanımız sevilen bir ismi de yanına alarak basının da hazır bulunacağı bir etkinlikle pilot uygulama başlatılabilir ki bu daha bir farkındalık oluşturacaktır”, işaretlemelerini yaptı.  
Sokak Oluğu Uygulamalarını 4-5 Yıldır Yapmıyoruz.
Sözlerini erişilebilirlik uygulama detayları ile sürdüren Kavak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak sokak oluğu uygulamasını 4-5 yıldır yapmadıklarını, sokak oluğu uygulamalarının drenaja katkıda bulunmadığı gibi görsel kirlilik oluşturduğuna da vurgu yaptı.  2 metreden dar kaldırımlarda bitki düzenlemesi ve peyzaj düzenlemesinin doğru olmadığını belirten Kavak; “Evet yeşili seviyor ve istiyoruz; ama 2 metreden dar kaldırımlarda değil”, dedi.  
Kaldırım İşgalleri Mini Uyarı Levhaları ile Önlenebilir. 
Kaldırım işgalleri konusunda zabıtanın daha kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini de hatırlatan Kavak; “Kaldırımları işgal eden iş yerleri ve araçlara mini uyarı levhaları yapıştırılabilir. Böylelikle toplumsal olarak bu konuya sahip çıkıldığı, takip edildiği mesajı verilebilir. Dolayısıyla erişilebilirlikte ümit edilen kent kültürü kendi kendini ortaya koymaya başlayacaktır”, açıklamalarını yaptı.  
Erişilebilirlik Ek Teknik Şartnamesi İle Olası Sorunlar Proje Aşamasında Önleniyor. 
Belediyelerin iyi niyetle hareket ederek pek çok erişilebilirlik çalışmaları yaptığını kaydeden Kavak; “Erişilebilirlik kavramı, ülkemizde yeni bir konu olduğu için teknik bilgiye ihtiyaç var. Bununla ilgili bir ek teknik şartname hazırladık ve kendi uygulama birimlerimize bu ek teknik şartnameyi sunduk. Kendi uygulama birimlerimiz asli şartnamenin yanında bu ek teknik şartnameyi de yüklenici firmaya sunarak erişilebilirlikle ilgili en başında önlemleri alıyor. Hazırlamış olduğumuz ek teknik şartnameyi sizler de kendi çalışmalarınıza uyarlayabilir, siz de ihalelere bu şartnameyi ilave ederek, olası sorunları en başında önlersiniz”, önerisinde bulundu. 
Kaldırım Babaları ve Mantarlar 70 cm’nin Altına Düşmemeli !
Yol ve kaldırım uygulamalarında çok zorunlu olmadığı sürece kaldırım baba ve mantarlarının kullanılmasını tavsiye etmediklerini belirten Kavak; yapılması durumunda da baba ve mantarların boyutunun görme özürlülerin yaralanmalarına sebebiyet verdiği için 70 cm’nin altına düşmemesi gerektiğine dikkat çekti. 
Sosyal Hassasiyet Bakımından Özel İşletmeler de Erişilebilirlik Açısından Tescillenmeli
Yapılan erişilebilirlik uygulamalarının bir kültür ve hassasiyet olarak toplumca benimsenebilmesi için ayrıca özel işletmelerin erişilebilirlik açısından derecelendirilerek tescillendirilebileceğine vurgu yapan Kavak; “Nasıl ki oteller vermiş oldukları hizmet kalitelerine göre 3 yıldızlı, 4 yıldızlı, 5 yıldızlı olarak derecelendiriliyorsa aynı şekilde özel iş yerleri ve kuruluşlar da erişilebilirlik durumlarına göre kalitelendirilebilir, derecelendirilebilir”, dedi.  ‘Bu iş yeri erişilebilirdir, Teşekkür ederiz’ tarzında bir yazıyla dahi bir tescillemenin mümkün olduğunu ifade eden Kavak, erişilebilirlik çalışmalarının daha hızlı ve verimli bir şekilde ilerleyebilmesi için Büyükçekmece Belediyesi’ne Erişilebilirlik Ekibi Kurması tavsiyesinde bulundu.  Belediyenin kamuya açık hizmet noktalarında, işitme engellilerle iletişimi sağlayacak Türk İşaret Dili bilen bir tercümanın olması hatırlatmalarında da bulunan Kavak; Büyükçekmece Belediyesi Web Sitesinin de erişilebilir hale getirilmesi amacıyla Büyükçekmece Belediyesi Bilgi İşlem Müdürlüğüne yardımcı olabileceklerini dile getirdi. 
Belediye ve Özel Kuruluşların Yapmış Olduğu Erişilebilirlik Çalışmalarını Kamuoyuna Duyurabiliriz.
Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyon Kurulu Başkanı Kavak, Büyükçekmece Belediyesi, diğer belediye ve özel kuruluşların yapmış olduğu erişilebilirlik çalışmalarının kamuoyuna duyurulması açısından, erişilebilirlik çalışmalarının görsel ve duyuru metinlerini Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyonuna gönderdikleri takdirde www.erisilebiliristanbul.com adlı web adresinde yayınlayacakları ile açıklamalarını sonlandırdı. 
3,5 Yıl İçinde 1730 Özürlüyü Kayıt Altına Aldık. 
Toplantıda, İSÖM Büyükçekmece Birim Sorumlusu Nurdan Yıldırım, İSÖM Erişilebilirlik Ekibi adına Büyükçekmece’de erişilebilirlik başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. 11 Haziran 2008 yılında Büyükçekmece İlçesinde İSÖM Merkezi olarak hizmet vermeye başladıklarını aktaran Yıldırım,  Büyükçekmece İSÖM birimini kısaca tanıttı. Fizik tedavi, medikal destek, psikolojik danışmanlık, eğitim seminerleri, danışmanlık hizmetleri, sosyal servis hizmetleri, yaz okulu, manevi bakım, yasal haklar danışmanlığı gibi başlıklarda hizmet ürettiklerini kaydeden Yıldırım;  3,5 yıl içinde 1730 özürlüyü kayıt altına aldıklarını,  105 öğrenciye sabahtan akşama kadar eğitim verdiklerini bildirdi.
Resmi Binalarda Erişim, Danışmaya Kadar Var!
Sunuma Büyükçekmece’de erişim engelleriyle devam eden Yıldırım; erişilebilirlik değerlendirme kriterlerine göre Kumburgazdaki Belediye Binasına ulaşımın çok zor olduğunu belirtti. Kaldırımların özürlü ve yaşlı erişimine müsait olmadığına değinen Yıldırım,  Her tür engelli grubu, binaya erişmekte zorlanmaktadır, bilgisini aktardı.  Binaya engellilerin girebilmesi için rampa yapıldığına dikkat çeken Yıldırım,  danışmaya ulaşıldıktan sonra engelli erişiminin bittiğini, binada mevcut asansörün engelli kullanımına uygun olmadığına dikkat çekti. Ayrıca engelli otoparkının olmadığına da değinen Nurdan, park etme konusunda engelliye öncelik tanınması gerekliliğinin de altını çizdi.  Büyükçekmece Belediyesi Mimar Sinan Ek Bina için de tespitlerde bulunan Yıldırım, şu değerlendirmeleri yaptı; “Binada  rampa dışında özürlülerin  erişimini kolaylaştıracak  unsurlar eksik. Bina içinde asansör var; ancak özürlüye uygun değil. Binada özürlü personel çalışmasına rağmen erişim  danışmaya kadar var; ama ondan sonra özürlü işini yapamıyor, başka katlara veya alanlara ulaşamıyor. Hükümet konağında da durum vahim. Aynı rampayı koymuşlar, bina sokak seviyesinden biraz yukarıda. Rampayla bahçeye girilebiliyor, bahçeden binaya da girilebiliyor, danışmaya kadar ulaşılabiliyor, ondan sonra engelli ihtiyaçlarını karşılayamıyor, erişimi bitiyor. Özürlü asansörü yok, rehber zemin kaplama yok, aydınlatma ve diğer kriterler uygun değil.” TÜYAP Kongre ve Sergi Sarayını erişilebilirlik açısından incelediklerini bildiren, İSÖM Ekibi; “Burası her kesim tarafından sıklıkla ziyaret edilen bir merkez. Bina uluslararası standartlarda olduğu için erişilebilirlik açısından binanın iç dizaynı çok ideal; fakat binaya dışarıdan ulaşabilmek güç. Evinden çıkan bir bireyin bina alanına ulaşması zor. E5 üzerinde otobüs durağı var. Bu rampa engebeli olduğu için bir engellinin kullanımı çok zor. Kaldırımlar yüksek ve bu kaldırımları aşmak zor. Işık, sesli sinyalizasyon, rehber yol yok. Bir özürlü için tek engel binaya ulaşabilmek” değerlendirilerini yaptı. 
Kaldırım ve Caddeler, Bir Özürlünün Eğitim Engeli de Olabiliyor. 
Kaldırım ve caddeleri de gündeme getiren Yıldırım, kaldırım ve rampaların sosyal yaşamı etkilediği gibi bir özürlünün eğitim engeli oluyor, bilgisini verdi. Tepecik bölgesindeki bir okulun önündeki kaldırımların erişime uygun olmadığı örneğini veren Yıldırım, okulların ve okula ulaşımı sağlayan yol ve kaldırımların engelli erişimine uygun olmadığı tespitlerinde bulundu. 
Türkiye Omirilik Felçlileri Derneği adına toplantıda hazır bulunan Semra Çetinkaya da toplantıda yapmış olduğu konuşmada, kamuya açık hizmet binalarından okullara değin erişimsiz her hizmette belediyelerin sorumluluğu yok mu sorusunu Büyükçekmece Belediyesi Yöneticilerine yöneltti. Sözlerine kaynakların doğru kullanımı gerekliliği ile devam eden  Çetinkaya; “Binalar proje halindeyken, inşaat halindeyken bu hatalar yapılmasa, binalar doğru projelendirilse, doğru yapılsa bu kadar kaynak boşa gitmese, özürlü bireyler cefa çekmese olmaz mı? Proje halindeyken hatalar giderilse, hem size zorluk hem de bize zorluk olmayacak. Ekonomik olarak da çok büyük bir kayıp değil mi? Zaten bu yollar yapılmış ve bir sürü paralar dökülmüş buraya…”, sözlerini sarfetti. 
Büyükçekmece Tepecik Muhiti Yeniden İnşa Edilecek. 
Soru üzerine tekrardan söz hakkı alarak açıklamalar yapan Özsayın; 10 yıl öncesine kadar erişilebilirlik kavramının olmadığını oysaki mevcut binaların çok eski tarihlerde yapıldığını ifade ederek soruya şu şekilde açıklık getirdi: “Hizmet binalarının yeniden revize edilmesi söz konusu olamıyor; çünkü yaşlı olan bu binalar içinde kıpırdayacak yer yok. Bir binayı yaparken herkese göre dizaynını düşünmek gerekliydi. Yollar ise çok önceden yapıldığı için daha öncesinde modern uygulamalara yer verilememiş. Cadde ve sokak düzenlemelerinde tretuarlarla ilgili ciddi bir çalışmalarımız var. Dediğiniz gibi 6500 kadar sokakta bu çalışmayı yapıyoruz, yetişmesi biraz zor; fakat kademe kademe çalışmalarımızı ilerletiyoruz. Büyükçekmece Tepecik muhitinde de ciddi anlamda çalışmalarımız devam ediyor. Tretuarlar değil sadece sorun, orada kaçak pek çok yapı var ve yüzlerce yer yıkılıyor. Tepecik yeniden inşaa edilecek. Önce olmayanı yapmaya çalışıyoruz.  Kumburgazda bir deniz kenarında kumsal var bir de D 100 karayolu yanında yan yol var. Bunun yanında yüzlerce yol, kapıcı dairesi, müştemilat ve herhangi bir şekilde kapatılmış… Nihayetinde en az 500 kadar yol açıldı. Önce teknik, atık, bordür, rampa değil, önce olmayanı yapmaya çalışıyoruz. Yüzlerce yol denize ulaşamıyordu. Engelli değil normal insan denize ulaşamıyordu. Denize 50 metre yakınken bir minübüs tutup 3 km yol gitmeniz gerekiyor. Biz bu yıkımları yaparken, yeni düzenlemeleri gerçekleştirirken estetik ve görsellikten öte fonksiyonelliği temel amaç benimsedik ve bu amaç çerçevesinde çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Yatık bordür yapmak çok kolay, standartlara uygun rampa yapmak çok kolay ama önce bir şehir yapmak zorundayız. Sinyalizasyonların sesli olması ön şart değil önce oraya bir kavşak yapmak şart. Tabi sorunlarımız büyük; ama asla arkasına sığınmıyoruz. Buna karşın bir gerçeğimiz var; ekonomik olarak ne kadar maliyetli olursa olsun bu sorunların aşılabilmesi için her tarafta bir çalışmamız, faaliyetimiz var. Yapmış olduğumuz sunumda, baştan öz eleştiriyi kendimiz yaptık. Elbet ki bir süreç ve ekonomik imkân doğrultusunda bu çalışmaları sürdüreceğiz.” 
Toplumsal Bir Hareket, Bireysel Bir Hareketten Daha Hızlı Sonuçlar Verecektir. 
Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyonu Yetkililerinin Büyükçekmece Belediyesine ziyareti sonrasında erişilebilirlikle ilgili çalışmalarda farkındalığın arttığını belirten Özsayın; “Elimizde yeterli kitapçıklar vardı, konu istişarelerimizde idi; fakat bu sefer ekipler oluşturduk. Bazı bölümlerde hastanelerde sıkıntı var mı, alışveriş merkezlerinde sıkıntı var mı, kamu kurumlarında sıkıntı var mı, okullarda sıkıntı var mı, araştırdık. Farkına vardık ki her arkadaş da bir birikim var, konuşmuyor. Şimdi biz onu konuşulur hale getirince herkesin sorunla ilgili bilgisi oldu, çözüme dönük herkes bir farkındalığa erişti ve çözüm için düşünülmeye başlandı. 5 arkadaş teknik olarak görevli ama bizim belediye olarak bütün arkadaşlarımıza sorunları ileterek çözüm arıyoruz. Nihayetinde toplumsal bir hareket bireysel bir hareketten bizi istediğimiz noktaya daha hızlı ulaştıracaktır”, açıklamalarını yaptı.   
 
 Büyükçekmece Sahil Kesiminde İnşaa Edilen Asansörlerden Ne Zaman Yararlanılacak?
Toplantıda Türkiye Körler Federasyonu adına bir konuşma gerçekleştiren Mehmet Emin Demirci, Büyükçekmece Belediyesinin, seçimlerden sonra daha büyük bir yüzölçümü ve daha büyük bir sorumluluk alanına sahip olduğunu belirterek, Büyükçekmece Belediyesi yetkililerine yapmış oldukları erişilebilirlik çalışmalarında kolaylıklar diledi. Yapılan sunumda özürlü bireylerin sahile erişebilmesi için asansör inşaatına değinen Demirci; Bu yaz asansör koyulacaksa ne zaman özürlü bireyler bu hizmetten faydalanacak, sorusunu Büyükçekmece Belediyesi yetkililerine yöneltti.  
25 Kilometrelik Erişilebilir, Engelsiz Bir Yol Yapmayı Hedefliyoruz. 
Toplantıya sonradan katılım gerçekleştiren Büyükçekmece Belediyesi Başkan Yardımcısı Ahmet BAYRAKTAR, hem Demirci’nin sorusuna açıklık getiren hem de Büyükçekmece Belediyesi Erişilebilirlik çalışmalarını konu alan bir konuşma gerçekleştirerek, eski ve yeni olmak üzere iki Büyükçekmece ilçesinin olduğunu kaydetti. Eski Büyükçekmece’nin erişilebilir olduğunu ifade eden Bayraktar; “25 kilometrelik kesintisiz yol yapmayı hedefliyoruz. Bu yolumuzun özelliği, ‘Engelsiz yol’ olmasıdır. Yeni Çekmeceyi’de şu halde eksiklerimizin olmasına rağmen ideal bir erişilebilirliğe kavuşturacağız. Sirkülâsyonu yoğun olan yolları trafiğe kapattık. Bu yollar erişimde engelli bulunmayan yollar. Görme engelliler için kılavuz yol uygulamasına hemen geçemedik. Bu konuda henüz bir standart belirlenmemiş. Ayrıca yol çalışmalarında tretuarları minumum 3 metrenin altında tutmamaya çalışıyoruz. Kumburgaz yan yolda bir incelemede bulunursak, ne yapmak istediğimiz net görülecektir. Mimar Sinan sahilinin ihale süreçleri biraz farklı işlemlere tabi oldu. İmalatta çok geciktik, ihale süresinin biraz uzamasından dolayı. Biz şu halde asansör sisteminin yapımına başlıyoruz. İnsanlarımız buradaki sahilde sonbaharda yürüyüş yapabilir, bu yıl olmasa dahi gelecek yıl denize de girebilirler. Ayrıca yaptığımız 25 kilometrelik engelsiz yolda engellilerin erişimine uygun lavabolar, tuvaletler tesis edeceğiz. Erişilebilirlikle ilgili uygulamaları doğal olarak uygulanması gereken bir sorumluluk olarak gördüğümüzden stratejik planlarda yok; fakat projelerimizin hepsinde bu var”, açıklamalarını yaptı. 
Şu Halde Kullanımda Olan Engelli Lavaboları, Hem Erişimsiz Hem de Yüksek Maliyetli!
25 Kilometrelik Engelsiz Yolda yapılacak Engelsiz lavabolar üzerine de kısa kısa değerlendirmelerde bulunan Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyon Kurulu Başkanı Y. Mimar Kavak, tuvalet yapımlarında doğru uygulamanın yok denecek kadar az olduğunu kaydederek, engelli lavabolarının normal lavaboya nazaran 5 kat daha maliyetli ve çok geniş olmayan mekanlarda erişimi sınırladığının altını çizdi. Engelli erişimine uygun oval ve ayaksız lavaboların üretilmesi gerektiğine değinen Kavak;  “Ayaksız oval bir lavabo yapıldığında lavabonun her tarafından yanaşabilir, büyük bir hareket serbestîsine kavuşabilirsiniz. Şu halde kullanımda olan engelli lavobaları, hem erişim engeline sahip hem de yüksek maliyetli oluyor”, vurgulamalarını yaptı. 
Kılavuz Yol Konusunda Güngören Belediyesi’nden Destek Alınabilir. 
Türkiye Görme Engelliler Derneği Genel Başkan Yardımcısı Mehmet TÜREL’de toplantıda söz alarak kısa bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında Büyükçekmece Belediyesi’nin kılavuz yol konusunda tek doğru uygulamayı yapan Güngören Belediyesi’nden destek alabileceğini dile getiren Türel; sesli sinyalizasyonların görme engelliler için çok önemli olduğunu ifade etti ve bu konuya Büyükçekmece Belediyesi’nin daha çok hassasiyet göstermesini istedi. İETT Akyol Bil yazılımının görme engellilerin kullandığı telefonlarda da işlerlik kazanması için İETT’nin çalışma yapmasını sözlerine ekledi. 
Stratejik Planlar, Belediyelerin Eylem Aksını Belirliyor. 
Mimarlar Odası adına toplantıda bulunan İlyas E’de toplantının sonlarına doğru bir konuşma gerçekleştirdi.  Büyükçekmece Belediyesi Yöneticilerine açık yüreklilik ve samimiyetle öz eleştiri yaptıkları için teşekkür eden İlyas, belediyelerin her şeyin farkında olduğunu ileri sürdü. Büyükçekmece Belediyesi Yöneticilerine Büyükçekmece Belediyesi stratejik planının ne tür bir içeriğe sahip olduğunu soran İlyas;  “Birçok belediye stratejik planı elimde bulunsun mantığı ile hazırlamaktadır”, dedi. Stratejik planın belediyeler için çok önemli olduğuna dikkat çeken İlyas, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü; “Stratejik planlar belediyelerin eylem aksını belirliyor. Bu eylem aksı aynı zamanda bir kent kimliğini oluşturuyor ve ortaya koyuyor. Yaşanılan kent, engellilerle beraber herkesin ortak kullanacağı bir yaşam alanıdır. Bunun açık alanları vardır, kapalı alanları vardır. Dolayısıyla stratejik planlarda malzemelerde dahil, her şeyin bir bütünlük içinde belirlenmesi lazım. Uygulamada denetleme şart, projelendirme her şeyden önemli! Bu sıralamayı göz önüne alırsak çok rahat edeceğinize inanıyorum; çünkü hep standart konuşuyoruz burada. Bunların hepsinin standartları var. Türk Standartları Enstitüsü’nün Temmuz ayında bitirmiş olduğu yeni standart oluşumları var. Burada her şey açık bir şekilde gösterilmiş. Evrensel değerler göz önüne alınarak, Birleşmiş Milletler kriterlerine uyum sağlanarak hazırlanmış standartlar var. Bu standartları alıp kullanabilirsiniz. Bunları ifadelendiriyorum; ama bunların bir yönetmeliğe bağlı olması gerek. Yönetmelik olmadan bunları söylüyoruz, rica ediyoruz. Yönetmelik bir yaptırım gücüdür; bundan dolayı yönetmeliğin önümüzdeki seneye kadar hazırlanması şart.” 
Hazırladığımız Ek Teknik Şartname, Tüm Belediyelere Bir Tavsiye Kararı Olacak. 
Mimarlar Odası adına konuşma gerçekleştiren İlyas ‘nin değerlendirileri üzerine tekrardan açıklamalarda bulunan Y. Mimar Müberra Kavak Kara: “Türkiye Belediyeler Birliği bünyesinde herkes için erişilebilirlik komisyonu kuruldu. Biz de o komisyonda görev alacağız ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyon Kurulunun hazırlamış olduğu ek teknik şartname, tüm belediyelere ihalelere çıkması için bir tavsiye kararı olarak gidecek ve erişilebilir şehir yönetmeliği de artık o kanaldan uygulama süreçlerine dahil olacak. Komisyon toplantılarından sonra tarih ve süreç netleşecek. Bu çalışmalar gündemimizde ve takip ediyoruz,”dedi. Kılavuz yol ile ilgili gelen bir soru üzerine açıklamalarını genişleten Kavak; “Bina içinde kılavuz yolu zorunlu mekanlara kadar ulaştırıyoruz. Lavabolara, giriş çıkışlara, koymamız gerekiyor. İç mekanlar için farklı teknolojiler de var. Bir alış veriş merkezinde tek tek her mağazaya değil de girişlere kabartmalı harita koyulur, merdivenlere kot farkı olan yerlere, zemin değişikliklerinde kubbe kabartılarla uyarı takip sistemi uyarlanabilir. Lavabo ve giriş çıkışlara yönlendirme yapılabilir. Tek tek mağazaların önlerine kadar götürülmez. Bu diğer kullanıcıların konforunu etkileyebileceği gibi uygulama da çok sağlıklı olmayacaktır. Alış veriş merkezleri için değil de kültür kongre sarayı veya daha kamusal ihtiyaçların gerçekleştirildiği yapılar için bileklik veya kulaklık yardımı vericilerle yönlendirme yapılmaktadır”, bilgilerini aktardı. Konuşmasında özürlü engelli tanımına da açıklık getiren Kavak; “Özürlüler idaresi bu konuya şu şekilde bir nokta koydu: Aslında o bireyler özürlü bireyler ama biz fiziksel ve sosyal çevre olarak erişilebilir bir sosyal hayat sunmadığımız için onları engellemiş oluyoruz; dolayısıyla engelli oluyorlar”, değerlendirisini paylaştı. 
İETT, AKYOL BİL Projesini Tamamlamak Üzere, Test Çalışmalar Bitiyor. 
Toplantıda İETT Hizmetleriyle ilgili bilgilendirici bir açıklama yapan İETT Basın Yayın Müdürü - Erişilebilirlik Koordinatörü Osman Çakır’da İncirli Caddesi üzerinde bir otobüs durağının erişime uygun olmadığına dair bilgi aldıklarını ve talep üzerine yapmış oldukları çalışmalar neticesinde söz konusu durağın erişilebilir hale getirildiğini ifade etti.  Yapılan rehabilitasyon sonrasında durağın son derece erişilebilir olduğunu ve faal bir şekilde kullanıldığını belirten Çakır; Ayrıca, İstanbullu vatandaşların İETT hizmetlerinden daha kolay faydalanabilmeleri amacıyla AkyolBil adında özel bir yazılımı hizmete sokacaklarını bildirdi. AkyolBil yazılımı aracığılıyla bilgisayar ve cep teflonlarına gönderilecek bilgi mesajlarıyla,  İETT alçak tabanlı otobüslerinin hangi hatta sefer yaptığı, sefer saatleri ve sefer sayıları gibi detaylı bilgilerin aktarılacağını paylaşan Çakır;  projenin test aşamasında olduğundan henüz kamuoyuna duyurusu yapılmamıştır, sözleriyle konuşmasını sonlandırdı. 

İlçe Belediyeleri ile Büyükşehir Belediyesi Koordinasyonu Çalışmaları Daha Etkili Kılacaktır.
İstanbul’un tarihi bir yerleşim merkezi olması itibarıyla her zaman erişilebilirlik çalışmalarına istenilen ölçüde müsaade etmediğine değinen Y. Mimar Müberra Kavak Kara, toplantıyı şu vurgulamalarla sonlandırdı:“Büyükçekmece İlçesi erişilebilirlik düzenlemeleri açısından daha uygun bir yerleşim merkezimiz. Mevcut erişim sahalarının standartlara uygun hale getirilmesi gerekiyor. Yeni yapılan erişim alanlarında erişilebilirliğe azami dikkat edersek hiç değilse bundan sonra kaynak israfı, zaman israfı olmadan yeni yaptığımız çalışmaları neticelendirebilir, daha etkili bir süreci gerçekleştiririz. Erişilebilirlik çalışmalarının etkili bir şekilde sürmesi açısından ilçe belediyelerinin büyükşehir belediyesi ile koordinasyon halinde çalışmasını uygun buluyoruz. Örneğin İETT’yi ilgilendiren veya Yol Bakım Müdürlüğünü ilgilendiren erişilebilirlik çalışmaları yapmanız gerekebilir. Bu durumda bizimle irtibata geçtiğiniz takdirde konu Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyonu çalışmalarının gündemine alınacak. Buradaki başkanlık ve müdürlüklerin temsilcileri ile anında konu görüşülüp süreç hızlandırılacaktır.” 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul’da yaşayan özürlü, yaşlı, hamile, çocuk gibi hareket kısıtlılığı yaşayan bireylerin de istediği her noktaya kolayca ulaşabilmesi ve sosyal yaşamın her alanında var olarak, hızlı toplumsal yaşama aktif, kendine güvenen ve üreten bireyler olarak katılabilmesi amacıyla erişilebilirlik hizmetlerine hız kesmeden devam ediyor. Büyükçekmece Belediyesi'nin konuk edildiği Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyonu toplantılarından 43.’sü de geniş bir katılımla İBB Zeytinburnu Sosyal Tesislerinde gerçekleşti.  3 Haftada Bir gerçekleştirilen toplantılarla adım adım erişilebilirlik hedefine ulaşılıyor.  İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş tarafından 2008 yılında kurulan Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyon Kurulu yapmış olduğu çalışmalarla İstanbul’un en merkezi noktalarından en uzak mekânlarına, köprülerden rampalara, vapurlardan tramvaylara, İETT otobüslerinden hizmet binalarının kullanımına, tümüyle kamu kullanımına açık her mecrayı 3 haftada bir gerçekleştirmiş olduğu toplantı ve saha çalışmaları ile adım adım herkes için erişilebilir hale getirmeye devam ediyor.  2012 Temmuz’unda 5378 Sayılı Kanun’un Verdiği Süre Bitiyor. Fiziki çevre ile ulaşım araçlarının erişilebilirlik açısından düzenlendiği kanun tasarısının 2005 yılında yasalaşarak 5378 Sayılı Kanun olarak yürürlüğe girmesiyle, ilgili kanun tarafından fiziki çevre ve ulaşım araçlarının 2012 Temmuz’una kadar erişilebilir olması şartı getirilmiş, merkezi ve yerel yönetimlere erişilebilirlikle ilgili hukuki ödev ve sorumluluklar yüklenmişti.  Erişilebilirliğin Önündeki Engeller,  Uzlaşı ve Birliktelik ile Kaldırılıyor.  2008 yılına kadar İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çeşitli başkanlık ve müdürlük bazında gerçekleştirilen erişilebilirlik çalışmaları, daha hızlı ve etkili çözümlere ulaşılması amacıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş’ın emri ile 2008 yılında kurulan Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyonu önderliğinde düzenlenmeye ve koordine edilmeye başlandı.  Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyon Kurulu, hazırlamış olduğu raporlar, yapmış olduğu saha çalışmaları, kurumlar arasında 2008 yılından günümüze gerçekleştirdiği koordinasyon ve periyodik olarak sürdürdüğü komisyon toplantıları ile erişilebilirliğin önündeki engelleri,  uzlaşı ve birliktelik ile kaldırmaya devam ediyor.   43. Toplantının Ana Gündemini Büyükçekmece’de Erişilebilirlik Oluşturdu! Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyon Kurulu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Tesislerinde 43. toplantısını “Büyükçekmece İlçesinde Erişilebilirlik” gündemiyle gerçekleştirdi.  Büyükçekmece İlçesi erişilebilirliği, İstanbul’un erişim sorunları ve yeni erişilebilirlik projelerinin değerlendirildiği toplantıya İstanbul Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, Büyükçekmece Belediyesi Başkan Yardımcısı Ahmet Bayraktar, Büyükçekmece Belediyesi Teknik Başkan Yardımcısı Zafer Özsayın  ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.  Erişilebilirlikle ilgili yerel yönetimlere ve özel kuruluşlara yol haritası sunuyoruz. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyon Kurulu Başkanı Y. Mimar Müberra Kavak Kara, 5378 sayılı yasayı kısaca açıklayarak, yasanın büyükşehir belediyeleri ile yerel idarelere tanıdığı sürenin Temmuz 2012’ye kadar dolduğunu hatırlattı. 2005 yılında çıkan 5378 sayılı kanun gereği, büyükşehir belediyeleri ve yerel idareler tarafından yapılan erişilebilirlik çalışmalarının beklenilen düzeyde gerçekleşmediğini işaret eden Kavak, engellerin giderilmesi yönünde öncelikli hedefin kurumlar arasında iletişimsizlik ve koordinasyonsuzluğun giderilmesi olduğunu ifade etti. Kavak; “3 yıldır düzenli olarak günümüze kadar 3’er haftalık periyotlarla yapılan toplantılar neticesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ilgili kurumlarını, yerel yönetimleri, özel kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarını burada konuk ederek çalışmaları uzlaşı içinde, etkili ve verimli bir şekilde sürdürüyoruz”, dedi. Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyonu Toplantılarının bir anlamda beyin fırtınası olduğunu da  dile getiren Kavak; “Bu toplantılar aracılığı ile hem belediyelere hem de özel kuruluşlara erişilebilirlikle ilgili nasıl bir yol haritası benimsenmesi gerektiği konusunda projektör tutuyor, sivil toplum kuruluşları, resmi ve özel kurumlar arasında koordinasyonu sağlıyoruz”, açıklamalarını yaptı.  Engelli Bireylere Yapılan Hizmetlerin Reklam Amaçlı Ön Plana Çıkartılmasını Çok Etik Bulmuyoruz.ı. Toplantının konuğu olan Büyükçekmece Belediyesi adına bir sunum gerçekleştiren Büyükçekmece Belediyesi Teknik Başkan Yardımcısı Zafer ÖZSAYIN; Günümüzde her kesime eşit bir şekilde hizmetlerin ulaştırılmasının belediyelerin asli sorumluluklarından olduğunu ifade ederek engelli bireylere yapılan ayni yardımların bir reklam malzemesi olarak kullanılmasını, bu yönüyle engellilere yapılan yardımların çok ön plana çıkartılmasını etik bulmuyoruz”, dedi.   2009 Seçimlerinden Sonra İşimizin Ciddi Anlamda İçerik ve Boyutu Değişti.  Büyükçekmece belediyesinin 2009 yerel seçimlerinden sonra görev ve sorumluluklarının arttığını belirten Özsayın, görev ve sorumluluk alanlarını şu istatistiklerle açıkladı: “Biz 2009 seçimlerinde tek bir belediye iken seçimlerden sonra 7 belediyenin birleşmesiyle ciddi anlamda fiziksel bir değişime uğradık. 5000 hektar sorumluluk bölgemiz 15700 hektar alana çıktı. 7 mahalle iken 23 mahalleye ulaştık. 600 adet sokak varken 5400 adet sokağa çıktık. 40 bin nüfusken 180 bin nüfusa çıktık. Bu istatistikleri savunma amaçlı göstermiyor, işimizin ciddi anlamda içerik ve boyutu değişti. İçinde bulunduğumuz durumu da bu istatistiklerle anlatmak istiyoruz.”  İnsanımızı Toplumumuza Kazandırmanın En İyi Yolu; Herkese Erişim Hakkı Sunmaktır.  Büyük Çekmece Belediyesi sınırları içinde 3950 özürlünün yaşadığını bildiren Özsayın; bu Özsayının gerçek engelli nüfusunu yansıtmadığını ifade etti. Kültürel bir sorun olarak engelli ve ailelerinin, engellerini ve engelini gizlediğine dikkat çeken Özsayın; “Bu durum ciddi bir sosyal yaradır”, vurgusunu yaptı. Engelli ailesinin engelli ebeveynini gizlememesi, engelli bireyin de toplumdan kendisini soyutlamaması için belediyeler kadar sivil toplum kuruluşlarına büyük görevler düştüğünün altını çizen Özsayın; “Özürlü veya sağlıklı fark etmez, insanımızı topluma kazandırmak hepimizin ödevidir. Bu ödev ve sorumluluğu da en iyi şekilde onlara erişilebilirlik hakkı sunarak yerine getirebilir, sosyal aktiviteler ve mesleki imkânlarla onları toplumumuzun doğal üyeleri yapabiliriz, dedi.  Engellilerin sosyodemografik özellikleri önemli; çünkü Engel, Hizmeti Belirliyor.  Büyükçekmece Belediyesinin yapmış olduğu sosyal tespitler neticesinde özürlülerin sosyo demografik özelliklerini çıkarttıkları ile konuşmasını sürdüren Özsayın; “Özürlülerin, gruplara göre ayrılması ve sosyodemografik özelliklerinin bilinmesi, bizim yapacağımız hizmetler için bir veri tabanı oluşturmakta, yapacağımız hizmetin biçim ve içeriğini belirlemektedir”, bilgilerini aktardı.  Engellerin, ihtiyaç ve gereklilikleri belirlediğine dikkat çeken Özsayın; En azından fiziki çevrenin erişilebilir hale getirilmesi engelin niteliğine göre gerçekleşiyor”, dedi. Bir eğitim hizmetiyle engelin ihtiyacı belirlediğini örnekleyen Özsayın; “Bir meslek edindirme kursu açıyorsunuz. Derslikler, 3. ya da 5. Katta bulunuyor. Engelli asansörü, rampası bulunmazsa bu hizmetten özürlü birey yararlanamaz, özürlü birey mesleki donanıma sahip olamaz ve bir şekilde biraz daha sosyal yaşamın kıyısına itilir. Engellilerin özelliklerini bilmek hizmetin içeriğini belirliyor, yani engel, hizmeti belirliyor”, açıklamalarını yaptı. Engellilerin sosyal yaşama, kendine güvenen bağımsız bireyler olarak katılabilmeleri amacıyla meslek edindirme kurslarına çok önem verdiklerini de dile getiren Özsayın; “Engelli bireylerin, kendilerini yetiştirmiş donanımlı bireyler olarak ekonomik hayata katılımları ve kişiliklerini güçlendirmeleri için çalışmalarımız ciddi şekilde sürüyor”, dedi. Doğal Afetlere Karşı Engelli Bireyler de Kendilerini Güvende Hissedebilmeliler. Doğal afetler anında, kamu ve özel kuruluşlarda çalışan engelli bireylerin can güvenliklerinin göz ardı edildiğini söyleyen Özsayın konuşmasını şöyle sürdürdü; “Bir çok engelli, özel kuruluşlarda veya kamu kuruluşlarında çalışabilmektedir; ancak çalışma mekânları deprem riski yüksek olan ülkemizde acil çıkışlar için uygun mudur, olası bir yangında tahliye imkânları var mıdır? Asansörlerin deprem veya yangın gibi durumlarda çalışmadığını düşünürsek bu arkadaşlarımızın tahliyesi nasıl sağlanacaktır? Olası doğal afet riskine göre engelli bireylerin çalışma mekânları da özel bir şekilde dizayn edilmelidir. Doğal afet risklerine karşı kamu veya özel kuruluşlarda çalışan engelli bireyler de kendilerini güvende hissetmelilerdir.” Banka ATM’lerinin Erişilebilir Hale Getirilmesi İçin de Çalışma Yapıyoruz. Engelli Bireyler için Büyükçekmece Belediyesinin yapmış olduğu hizmetler ile sunuma devam eden Özsayın, belediye olarak yapmış oldukları hizmetleri şu ana başlıklar altında sıraladı: “Tüm toplu ulaşım araçlarını, kaldırım ve yolları, kamu kullanımına açık yapıları ve bize özel plajları yeniden düzenliyor, erişilebilirliğe uygun hale getiriyoruz. Bu konularda çalışmalarımız artarak sürüyor. Gerek okullar gerek hastaneler veya tümüyle kamu kurumlarının erişilebilir hale getirilmesinde önemli bir çalışma ivmesi kazandık. Alış veriş merkezleri, sağlık ocakları ve kamu kurumları ile esnafın yoğun olduğu bölgelerde özellikle çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Hatalarımızı da görüyoruz ve hatalarımızın da üstüne giderek çalışmalarımızı şekillendiriyoruz. Erişilebilirlikle ilgili çalışmaları sadece kamu kurumları kapsamında tutmuyoruz. Banka ATM’lerine, özürlünün ulaşabilmesi için bankaların ATM önlerindeki kot farklarını gidermesi gerekiyor. Büyükçekmece Belediyesi olarak bankaların ilgili kanallarına ulaşarak en azından ATM kot farklarının giderilip aynı seviyeye getirilmelerini istiyoruz. Bankalar Merkezi dediğimiz bir yer var, oraya da ancak merdivenle ulaşılabiliyor. Bu da bizim hatamız, bu hataları gidermeye çalışıyoruz.”   Erişilebilir Büyükçekmece Projesi ile Erişim Engelleri Ciddi Anlamda Kalkacak. Erişilebilir Büyükçekmece adında büyük bir proje ile yola koyulduklarını aktaran Özsayın, Bu projenin protokolü yapıldı, hafriyatı alındı, inşaata başlıyoruz, bilgilerini aktardı.  Bu proje ile bölgedeki erişim engellerinin ciddi anlamda aşılacağını kaydeden Özsayın;  “Mimar Sinan bölgesinde sahil ile yol arasında 25 ile 35 metre civarında bir kot farkı bulunuyor. Engelli değil, çocuk veya yaşlı hiç kimse buradan inip kolayca sahile ulaşamıyor. Gerek internet üzerinden gerekse mağdur arkadaşların yönlendirmesiyle konuyla ilgili projelendirmeyi yaptık. 2 veya 3 noktada yatay asansörler yaparak ki, uygulamasına başladık, Buradaki erişim sorununu çözmekteyiz”, bilgilerini verdi.  Mimaroba’da Engelli İzci Çocuklarımız için  İzci Kampı Yapıyoruz. Büyükçekmece Belediyesi olarak 38 kişiden oluşan bir engelli izci gruplarının olduğu ile sözlerine devam eden Özsayın; Bu grubun faaliyetlerini daha sağlıklı gerçekleştirebilmesi için atıl olan küçük mekânlarının yerine 150 metrekarelik büyük bir mekân tahsis ettiklerini, ifade etti. Yurt içindeki diğer izcilik çalışmalarına katılabilmeleri amacıyla engelli izci grubuna ayrıca bir otobüs desteği sağladıklarını da bildiren Özsayın; Adını koymamakla beraber Mimaroba’nın merkezinde izciliğe uygun 1,5 dönüm arazide izci kampı yaptıklarını, ifade etti.  Tiyatro Salon ve Sahnelerini de Engellilerin Erişimine Uygun Hale Getiriyoruz. Büyükçekmece Belediyesinin gerçekleştirmiş olduğu sosyal sorumluluk projeleri hakkında da bilgiler aktaran Özsayın; Engelli bireylerin kültür sanat dünyalarının gelişebilmesi amacıyla eğitim ve sosyal aktivite çalışmalarına önem verdiklerini kaydetti, tiyatro bina ve sahnelerinin de engelli erişimine uygun hale getirildiğini açıkladı.  Kılavuz Yol İçin Ortak Bir Standart Belirlenmeli, Ortak Bir Dili Konuşmalıyız.  Erişilebilirlik çalışmaları kapsamında ana ve tali yolları da düzenlediklerini belirten Özsayın gerçekleştirdikleri yol düzenlemeleri ile ilgili şu bilgileri paylaştı: “D 100 karayolundan gelirken ana yola bağlanan dağılım yolları mevcuttur. Her tarafa yapıyoruz dersek doğru olmaz; fakat genel anlamda ihtiyacı karşılıyor. Ana arterlerden ulaşacak görme özürlüler için yönlendirme taşlarının projelendirme safhasındayız. Konuya ilişkin öncesinde yapılan uygulamaları şu an inceliyoruz. Burada ulusal bir harekette bulunmak lazım; çünkü bu engelli taşları çok değişik firmalar tarafından üretiliyor. Farklı ebatlarda farklı dizaynlarda, bu taşların üretiminden var. Bunun ulusal bir standarda dönüştürülmesi lazım. Dönüşmediğinde ortak bir dili yakalayamamış oluruz.  Görme engelli de bu durumda bir karışıklık yaşayacaktır.”  Rehabilitasyon Merkezlerini Daha Etkili Kılmak İçin Çalışmalarımız Sürüyor. Yapmış olduğu sunumda Rehabilitasyon Merkezlerine de değinen Zafer Özsayın, ilçelerde etkisiz bir şekilde küçük mekânlara yayılmış olan bu merkezlerin halk bile farkında değil, dedi. Rehabilitasyon merkezlerinin ekonomik gücü daha yüksek ve fonksiyonel olabilmesi için ilçedeki diğer merkezlerin birleştirilerek ortak bir çatıda toplanması gerektiğini savunan Özsayın; “Birçok ilçeyle koordinasyon halinde daha güçlü rehabilitasyon merkezlerinin hizmete girmesi için biz çalışma yapacağız”, ifadelerini kullandı.  Erişilebilirlik kültürünün henüz toplumca benimsenmemesini de anımsatan Özsayın, yapmış olduğu sunumu şu sözlerle sonlandırdı: “Kamu çalışanları, sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler ile birlikte yalnızca görev olarak değil, sevgiyle yaklaştığımız zaman, engelliler ile birlikte eşit şartlarda, yaşanabilir dünya oluşturmamız, hayal olmaktan çıkacaktır.” Hissedilebilir Yüzey Çalıştayı Sonrasında  Standartlar Belirlenmiş Olacak.  Zafer Özsayın’ın konuşmasından sonra eklemelerde bulunan Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyon Kurulu Başkanı Y.Mimar Kavak kılavuz yol yapımıyla ilgili, gerek Türkiye’de gerekse dünyada yol takibi ve hissedilebilir yüzeylerle ilgili benimsenmiş bir standardın olmadığını ifade etti. İlçe belediyelerine pilot uygulamalar yaptırdıkça konu üzerinde uzmanlaştıklarını bildiren Kavak, Türkiye’de hissedilebilir zemin ve kılavuz yol ile ilgili yapılan çalışmalar hakkında şu bilgileri aktardı: “Geçtiğimiz yıl Başbakanlık Özürlüler İdaresine başvurarak bu konuda bir standart belirlenmesi talebinde bulunduk. Yönlendirme taşlarında veya zeminlerde ortak bir dil kullanıldığında yapılan erişilebilirlik uygulamasının anlamlı olacağını farkettik. Geçtiğimiz 6-7 ay öncesinde Ankara’da konuyla ilgili bir çalıştay düzenlenmişti. Bu toplantıda, önerilerimiz, araştırma ve incelemelerimiz değerlendirilerek konu, çözüme dönük bir olgunluğa erişti. Yaklaşık bir ay önce Ankara’da Birinci hissedilebilir yüzey çalıştayı düzenlendi. Burada taşların ebat ve aralıkları tespit edildi. Bayramdan sonra 12 Eylül’de de ‘Hissedilebilir Yüzey Çalıştayı’ İstanbul’da düzenlenecek. Dünyanın her ülkesinde farklı uygulamalar var. Biz ülkemiz şartlarını dikkate alarak ve uluslar arası standartları da göz önünde bulundurarak bir karar alacağız ve Türk Standartları Enstitüsü(TSE) aracılığıyla bu bir standarda dönüşecek. Muhtemelen  bakanımız ve belediye başkanımızın katılımları ile bu toplantı gerçekleşecek. Çalıştayın üçüncü gününde tüm ilçe belediyeleri ile Türkiye’deki büyükşehir belediye temsilcilerini davet edeceğiz. Orada bu iki çalıştay sonrasında ulaştığımız sonuçlarla alakalı, her ilçe belediyesinden üç görevli isteyeceğiz. Fen İşleri Müdürleri, Uygulama müdürleri ve kontrol mühendisleri bu toplantılarda hazır bulunacaklar. Toplantı sonrasında bu görevlilere, benimsenmiş standart ve uygulamalar eğitim olarak verilecek. Zannediyorum bu toplantılar maratonundan sonra hissedilebilir yüzey konusu bir standarda ulaşacak.” Erişilebilirlik Konusunda En Büyük Engel; Toplumsal Farkındalıktır. Erişilebilirlikle ilgili uzun bir çalışma sürecine sahip olduklarını belirten Kavak; Bu süreçte edindiğimiz tecrübeler ışığında sıkıntının nereden kaynaklandığını tespit ettik, dedi. Erişilebilirlik konusunda en büyük engelin farkındalık olduğuna vurgu yapan Kavak, sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Anket çalışmalarında da bu ortaya çıkıyor. Ülkemizde bizlerle eşit haklara sahip engelliler de var ve bunların nüfusu hiç azımsanmayacak bir ölçüde. Bizler de tıpkı Avrupa’da ve Dünyada gelinen nokta gibi artık ‘Herkes İçin Tasarım, Evrensel Tasarım’ gibi yeni ve modern kavramları dikkate almalıyız. Meslektaş olduğumuz için bu konuda açıkçası içim daha rahat. Biz belediyeler ve teknik elemanlar olarak kullanıcı kitlemizi sadece genç ve sağlıklı bireyler olarak düşünmemeliyiz. Toplumda her fizyolojik durumda ve çeşitli hareket kısıtlığına sahip bireyler bizimle birlikte yaşamaktadır. Bu sebeple, özürlü, yaşlı, çocuk, çok uzun, çok kısa, çok şişman, tekerlekli sandalyeli, bebek arabası kullanan bayan, hamile bayan, yük taşıyan bir vatandaş, kısa süreli sakatlık yaşayan biri, özetle toplumdaki herkesin ihtiyaçlarını bilmemiz gerekiyor. Bu kısıtlılıklara sahip olan bireyler en az bizim kadar eşit haklara sahiptirler. Fiziksel çevrede toplu ulaşım araçlarını kullanmada eşit haklara sahip olmalıyız.”  Belediyelerde Stratejik Planlama Çok Doğru Değil! Kent Erişilebilirliği, Yaşam Tarzını Belirler. 5378 Sayılı Kanunun tanımış olduğu sürenin Temmuz 2012’de dolduğunu tekrar hatırlatan Kavak; ülkemizde de son yıllarda bir duyarlılık oluşmakla birlikte daha güzel sonuçlar alınabilmesi için çalışmaların yoğun ve koordinasyon halinde düzenlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Bir kentin sağlıktan sosyal hizmetlere, istihdamdan kültür sanata pek çok ağ ile birbirine bağlı olduğuna vurgu yapan Kavak; Kamuya açık her mecranın erişilebilir hale getirilmesi ve herkesin erişebilir olabilmesi için resmi olmayan kurum ve kuruluşların da bir koordinasyon dâhilinde hareket etmesi gerektiğini bildirdi. Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyon Kurulu toplantılarıyla; sivil toplum kuruluşları, ilçe belediyeleri, büyükşehir belediyeleri ve ilgili birimleri, kamu kuruluşları, valilik ve diğer ilgili kuruluşlar arasında tümüyle bu koordinasyonun sağlandığına değinen Kavak; “Bir iletişim halinde olmalı ve bunun denetimini gerçekleştirmek zorundayız”, dedi. Özellikle yapılan uygulamalarda denetimin yapılan işin başarısını belirlediğine dikkat çeken Kavak, açıklamalarına şöyle devam etti: “Erişilebilirlik uygulamalarında, denetim şu şekilde gerçekleşebilir: Konuyu stratejik planlamaya, performans raporlarına ve bütçeye ilave ettiğimiz zaman kendiliğinden bir otokontrol oluşacaktır. Konunun sadece özürlülerin binaya girerken rampaya ihtiyacı var, binalarda özel tuvaletlere ihtiyacı var tarzında detay ve konuyu geçiştirici uygulamalarla değil, erişilebilirliğin bizzat bir yaşam tarzını belirleyen ana etken olarak algılanmasını istiyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, yaptığımız tüm fiziksel çevre uygulamalarında tüm kullanıcı gruplarının ihtiyaçlarını dikkate alıyoruz. Bunu yaparken de ulusal ve uluslararası standartları göz önünde bulunduruyor, bunlara göre çalışmaları yönlendiriyoruz. Belediyelerde algılandığı gibi özürlü masasına şu kadar bütçe, bu kadar ödenek gibi değil, biz genel bütçeden tüm belediye hizmetlerini kapsayan çatı bir ödev ve sorumluluk olarak erişilebilirlik bütçesinin stratejik planlamada ve performans raporlarında olmasını istiyoruz. Bunun adı, herkes için erişilebilirliktir ve zaten belediyenin bu asli görevidir. Bu ilkeler dikkate alındığında belediyeler görevlerini kendiliğinden yapmış olacaklardır. Kervan yolda düzülüyor, biz bunu sonrasında öğrendik.” Yaşamak Tasarlamaktan Çok Daha Öte Bir Şey! Açıklamalarına Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyonu olarak konuk ettikleri belediyelere teknik ziyaretler yaptıkları ile devam eden Kavak; “Farkındalık artsın diye konuya her zaman hassasiyet gösteriyoruz. Yaşamak tasarlamaktan çok daha öte bir şey. O engeli yaşayanın halini gördüğünüzde, bizzat onun çaresizliğine şahit olduğunuzda konuya yaklaşımınız daha farklı oluyor, konunun mesleki sorumluluğundan öte insani vicdani sorumluluğu ön plana çıkıyor”, dedi. Büyükçekmece Belediyesine görme engelli, işitme engelli ve ortopedik engelli derneklerinin temsilcileriyle  bir ziyaret gerçekleştirerek sorunların kaynağında tespitinin daha işlevsel olacağını belirten Kavak;“Konu çok boyutlu ve çok yönlü bir yapıya sahip. İnsani boyutu, vicdani boyutu, sosyo kültürel boyutu, ekonomik boyutu, teknik boyutu her yönüyle pek çok sorumluluğu beraberinde getiriyor. Bizim hedefimiz ise konuyu tüm yönleriyle ele alabilmek ve sorunları en işlevsel ve konfor sağlayacak şekilde çözmektir”, ifadelerini kullandı.   Belediye Başkanının da Katılacağı Bir Pilot Uygulama Erişilebilirliği Daha Çok Gündeme Getirir.  Büyükçekmece Belediyesinin teknik ekibine eğitim talebinde de bulunan Kavak; Bize sayı bildirdiğiniz zaman, Topkapı eğitim parkı olabilir, sizin seçeceğiniz bir mekân olabilir, Erişilebilirlik eğitimlerini verebiliriz, önerisinde bulundu.  Erişilebilirliğin toplumun daha fazla gündemine alınabilmesi için her ilçede bir pilot uygulama gerçekleştirdiklerini söyleyen Kavak; “Belki belediye başkanımız sevilen bir ismi de yanına alarak basının da hazır bulunacağı bir etkinlikle pilot uygulama başlatılabilir ki bu daha bir farkındalık oluşturacaktır”, işaretlemelerini yaptı.   Sokak Oluğu Uygulamalarını 4-5 Yıldır Yapmıyoruz. Sözlerini erişilebilirlik uygulama detayları ile sürdüren Kavak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak sokak oluğu uygulamasını 4-5 yıldır yapmadıklarını, sokak oluğu uygulamalarının drenaja katkıda bulunmadığı gibi görsel kirlilik oluşturduğuna da vurgu yaptı.  2 metreden dar kaldırımlarda bitki düzenlemesi ve peyzaj düzenlemesinin doğru olmadığını belirten Kavak; “Evet yeşili seviyor ve istiyoruz; ama 2 metreden dar kaldırımlarda değil”, dedi.   Kaldırım İşgalleri Mini Uyarı Levhaları ile Önlenebilir.  Kaldırım işgalleri konusunda zabıtanın daha kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini de hatırlatan Kavak; “Kaldırımları işgal eden iş yerleri ve araçlara mini uyarı levhaları yapıştırılabilir. Böylelikle toplumsal olarak bu konuya sahip çıkıldığı, takip edildiği mesajı verilebilir. Dolayısıyla erişilebilirlikte ümit edilen kent kültürü kendi kendini ortaya koymaya başlayacaktır”, açıklamalarını yaptı.   Erişilebilirlik Ek Teknik Şartnamesi İle Olası Sorunlar Proje Aşamasında Önleniyor.  Belediyelerin iyi niyetle hareket ederek pek çok erişilebilirlik çalışmaları yaptığını kaydeden Kavak; “Erişilebilirlik kavramı, ülkemizde yeni bir konu olduğu için teknik bilgiye ihtiyaç var. Bununla ilgili bir ek teknik şartname hazırladık ve kendi uygulama birimlerimize bu ek teknik şartnameyi sunduk. Kendi uygulama birimlerimiz asli şartnamenin yanında bu ek teknik şartnameyi de yüklenici firmaya sunarak erişilebilirlikle ilgili en başında önlemleri alıyor. Hazırlamış olduğumuz ek teknik şartnameyi sizler de kendi çalışmalarınıza uyarlayabilir, siz de ihalelere bu şartnameyi ilave ederek, olası sorunları en başında önlersiniz”, önerisinde bulundu.  Kaldırım Babaları ve Mantarlar 70 cm’nin Altına Düşmemeli ! Yol ve kaldırım uygulamalarında çok zorunlu olmadığı sürece kaldırım baba ve mantarlarının kullanılmasını tavsiye etmediklerini belirten Kavak; yapılması durumunda da baba ve mantarların boyutunun görme özürlülerin yaralanmalarına sebebiyet verdiği için 70 cm’nin altına düşmemesi gerektiğine dikkat çekti.  Sosyal Hassasiyet Bakımından Özel İşletmeler de Erişilebilirlik Açısından Tescillenmeli Yapılan erişilebilirlik uygulamalarının bir kültür ve hassasiyet olarak toplumca benimsenebilmesi için ayrıca özel işletmelerin erişilebilirlik açısından derecelendirilerek tescillendirilebileceğine vurgu yapan Kavak; “Nasıl ki oteller vermiş oldukları hizmet kalitelerine göre 3 yıldızlı, 4 yıldızlı, 5 yıldızlı olarak derecelendiriliyorsa aynı şekilde özel iş yerleri ve kuruluşlar da erişilebilirlik durumlarına göre kalitelendirilebilir, derecelendirilebilir”, dedi.  ‘Bu iş yeri erişilebilirdir, Teşekkür ederiz’ tarzında bir yazıyla dahi bir tescillemenin mümkün olduğunu ifade eden Kavak, erişilebilirlik çalışmalarının daha hızlı ve verimli bir şekilde ilerleyebilmesi için Büyükçekmece Belediyesi’ne Erişilebilirlik Ekibi Kurması tavsiyesinde bulundu.  Belediyenin kamuya açık hizmet noktalarında, işitme engellilerle iletişimi sağlayacak Türk İşaret Dili bilen bir tercümanın olması hatırlatmalarında da bulunan Kavak; Büyükçekmece Belediyesi Web Sitesinin de erişilebilir hale getirilmesi amacıyla Büyükçekmece Belediyesi Bilgi İşlem Müdürlüğüne yardımcı olabileceklerini dile getirdi.  Belediye ve Özel Kuruluşların Yapmış Olduğu Erişilebilirlik Çalışmalarını Kamuoyuna Duyurabiliriz. Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyon Kurulu Başkanı Kavak, Büyükçekmece Belediyesi, diğer belediye ve özel kuruluşların yapmış olduğu erişilebilirlik çalışmalarının kamuoyuna duyurulması açısından, erişilebilirlik çalışmalarının görsel ve duyuru metinlerini Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyonuna gönderdikleri takdirde www.erisilebiliristanbul.com adlı web adresinde yayınlayacakları ile açıklamalarını sonlandırdı.  3,5 Yıl İçinde 1730 Özürlüyü Kayıt Altına Aldık.  Toplantıda, İSÖM Büyükçekmece Birim Sorumlusu Nurdan Yıldırım, İSÖM Erişilebilirlik Ekibi adına Büyükçekmece’de erişilebilirlik başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. 11 Haziran 2008 yılında Büyükçekmece İlçesinde İSÖM Merkezi olarak hizmet vermeye başladıklarını aktaran Yıldırım,  Büyükçekmece İSÖM birimini kısaca tanıttı. Fizik tedavi, medikal destek, psikolojik danışmanlık, eğitim seminerleri, danışmanlık hizmetleri, sosyal servis hizmetleri, yaz okulu, manevi bakım, yasal haklar danışmanlığı gibi başlıklarda hizmet ürettiklerini kaydeden Yıldırım;  3,5 yıl içinde 1730 özürlüyü kayıt altına aldıklarını,  105 öğrenciye sabahtan akşama kadar eğitim verdiklerini bildirdi. Resmi Binalarda Erişim, Danışmaya Kadar Var! Sunuma Büyükçekmece’de erişim engelleriyle devam eden Yıldırım; erişilebilirlik değerlendirme kriterlerine göre Kumburgazdaki Belediye Binasına ulaşımın çok zor olduğunu belirtti. Kaldırımların özürlü ve yaşlı erişimine müsait olmadığına değinen Yıldırım,  Her tür engelli grubu, binaya erişmekte zorlanmaktadır, bilgisini aktardı.  Binaya engellilerin girebilmesi için rampa yapıldığına dikkat çeken Yıldırım,  danışmaya ulaşıldıktan sonra engelli erişiminin bittiğini, binada mevcut asansörün engelli kullanımına uygun olmadığına dikkat çekti. Ayrıca engelli otoparkının olmadığına da değinen Nurdan, park etme konusunda engelliye öncelik tanınması gerekliliğinin de altını çizdi.  Büyükçekmece Belediyesi Mimar Sinan Ek Bina için de tespitlerde bulunan Yıldırım, şu değerlendirmeleri yaptı; “Binada  rampa dışında özürlülerin  erişimini kolaylaştıracak  unsurlar eksik. Bina içinde asansör var; ancak özürlüye uygun değil. Binada özürlü personel çalışmasına rağmen erişim  danışmaya kadar var; ama ondan sonra özürlü işini yapamıyor, başka katlara veya alanlara ulaşamıyor. Hükümet konağında da durum vahim. Aynı rampayı koymuşlar, bina sokak seviyesinden biraz yukarıda. Rampayla bahçeye girilebiliyor, bahçeden binaya da girilebiliyor, danışmaya kadar ulaşılabiliyor, ondan sonra engelli ihtiyaçlarını karşılayamıyor, erişimi bitiyor. Özürlü asansörü yok, rehber zemin kaplama yok, aydınlatma ve diğer kriterler uygun değil.” TÜYAP Kongre ve Sergi Sarayını erişilebilirlik açısından incelediklerini bildiren, İSÖM Ekibi; “Burası her kesim tarafından sıklıkla ziyaret edilen bir merkez. Bina uluslararası standartlarda olduğu için erişilebilirlik açısından binanın iç dizaynı çok ideal; fakat binaya dışarıdan ulaşabilmek güç. Evinden çıkan bir bireyin bina alanına ulaşması zor. E5 üzerinde otobüs durağı var. Bu rampa engebeli olduğu için bir engellinin kullanımı çok zor. Kaldırımlar yüksek ve bu kaldırımları aşmak zor. Işık, sesli sinyalizasyon, rehber yol yok. Bir özürlü için tek engel binaya ulaşabilmek” değerlendirilerini yaptı.  Kaldırım ve Caddeler, Bir Özürlünün Eğitim Engeli de Olabiliyor.  Kaldırım ve caddeleri de gündeme getiren Yıldırım, kaldırım ve rampaların sosyal yaşamı etkilediği gibi bir özürlünün eğitim engeli oluyor, bilgisini verdi. Tepecik bölgesindeki bir okulun önündeki kaldırımların erişime uygun olmadığı örneğini veren Yıldırım, okulların ve okula ulaşımı sağlayan yol ve kaldırımların engelli erişimine uygun olmadığı tespitlerinde bulundu.  Türkiye Omirilik Felçlileri Derneği adına toplantıda hazır bulunan Semra Çetinkaya da toplantıda yapmış olduğu konuşmada, kamuya açık hizmet binalarından okullara değin erişimsiz her hizmette belediyelerin sorumluluğu yok mu sorusunu Büyükçekmece Belediyesi Yöneticilerine yöneltti. Sözlerine kaynakların doğru kullanımı gerekliliği ile devam eden  Çetinkaya; “Binalar proje halindeyken, inşaat halindeyken bu hatalar yapılmasa, binalar doğru projelendirilse, doğru yapılsa bu kadar kaynak boşa gitmese, özürlü bireyler cefa çekmese olmaz mı? Proje halindeyken hatalar giderilse, hem size zorluk hem de bize zorluk olmayacak. Ekonomik olarak da çok büyük bir kayıp değil mi? Zaten bu yollar yapılmış ve bir sürü paralar dökülmüş buraya…”, sözlerini sarfetti.  Büyükçekmece Tepecik Muhiti Yeniden İnşa Edilecek.  Soru üzerine tekrardan söz hakkı alarak açıklamalar yapan Özsayın; 10 yıl öncesine kadar erişilebilirlik kavramının olmadığını oysaki mevcut binaların çok eski tarihlerde yapıldığını ifade ederek soruya şu şekilde açıklık getirdi: “Hizmet binalarının yeniden revize edilmesi söz konusu olamıyor; çünkü yaşlı olan bu binalar içinde kıpırdayacak yer yok. Bir binayı yaparken herkese göre dizaynını düşünmek gerekliydi. Yollar ise çok önceden yapıldığı için daha öncesinde modern uygulamalara yer verilememiş. Cadde ve sokak düzenlemelerinde tretuarlarla ilgili ciddi bir çalışmalarımız var. Dediğiniz gibi 6500 kadar sokakta bu çalışmayı yapıyoruz, yetişmesi biraz zor; fakat kademe kademe çalışmalarımızı ilerletiyoruz. Büyükçekmece Tepecik muhitinde de ciddi anlamda çalışmalarımız devam ediyor. Tretuarlar değil sadece sorun, orada kaçak pek çok yapı var ve yüzlerce yer yıkılıyor. Tepecik yeniden inşaa edilecek. Önce olmayanı yapmaya çalışıyoruz.  Kumburgazda bir deniz kenarında kumsal var bir de D 100 karayolu yanında yan yol var. Bunun yanında yüzlerce yol, kapıcı dairesi, müştemilat ve herhangi bir şekilde kapatılmış… Nihayetinde en az 500 kadar yol açıldı. Önce teknik, atık, bordür, rampa değil, önce olmayanı yapmaya çalışıyoruz. Yüzlerce yol denize ulaşamıyordu. Engelli değil normal insan denize ulaşamıyordu. Denize 50 metre yakınken bir minübüs tutup 3 km yol gitmeniz gerekiyor. Biz bu yıkımları yaparken, yeni düzenlemeleri gerçekleştirirken estetik ve görsellikten öte fonksiyonelliği temel amaç benimsedik ve bu amaç çerçevesinde çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Yatık bordür yapmak çok kolay, standartlara uygun rampa yapmak çok kolay ama önce bir şehir yapmak zorundayız. Sinyalizasyonların sesli olması ön şart değil önce oraya bir kavşak yapmak şart. Tabi sorunlarımız büyük; ama asla arkasına sığınmıyoruz. Buna karşın bir gerçeğimiz var; ekonomik olarak ne kadar maliyetli olursa olsun bu sorunların aşılabilmesi için her tarafta bir çalışmamız, faaliyetimiz var. Yapmış olduğumuz sunumda, baştan öz eleştiriyi kendimiz yaptık. Elbet ki bir süreç ve ekonomik imkân doğrultusunda bu çalışmaları sürdüreceğiz.”  Toplumsal Bir Hareket, Bireysel Bir Hareketten Daha Hızlı Sonuçlar Verecektir.  Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyonu Yetkililerinin Büyükçekmece Belediyesine ziyareti sonrasında erişilebilirlikle ilgili çalışmalarda farkındalığın arttığını belirten Özsayın; “Elimizde yeterli kitapçıklar vardı, konu istişarelerimizde idi; fakat bu sefer ekipler oluşturduk. Bazı bölümlerde hastanelerde sıkıntı var mı, alışveriş merkezlerinde sıkıntı var mı, kamu kurumlarında sıkıntı var mı, okullarda sıkıntı var mı, araştırdık. Farkına vardık ki her arkadaş da bir birikim var, konuşmuyor. Şimdi biz onu konuşulur hale getirince herkesin sorunla ilgili bilgisi oldu, çözüme dönük herkes bir farkındalığa erişti ve çözüm için düşünülmeye başlandı. 5 arkadaş teknik olarak görevli ama bizim belediye olarak bütün arkadaşlarımıza sorunları ileterek çözüm arıyoruz. Nihayetinde toplumsal bir hareket bireysel bir hareketten bizi istediğimiz noktaya daha hızlı ulaştıracaktır”, açıklamalarını yaptı.       Büyükçekmece Sahil Kesiminde İnşaa Edilen Asansörlerden Ne Zaman Yararlanılacak? Toplantıda Türkiye Körler Federasyonu adına bir konuşma gerçekleştiren Mehmet Emin Demirci, Büyükçekmece Belediyesinin, seçimlerden sonra daha büyük bir yüzölçümü ve daha büyük bir sorumluluk alanına sahip olduğunu belirterek, Büyükçekmece Belediyesi yetkililerine yapmış oldukları erişilebilirlik çalışmalarında kolaylıklar diledi. Yapılan sunumda özürlü bireylerin sahile erişebilmesi için asansör inşaatına değinen Demirci; Bu yaz asansör koyulacaksa ne zaman özürlü bireyler bu hizmetten faydalanacak, sorusunu Büyükçekmece Belediyesi yetkililerine yöneltti.   25 Kilometrelik Erişilebilir, Engelsiz Bir Yol Yapmayı Hedefliyoruz.  Toplantıya sonradan katılım gerçekleştiren Büyükçekmece Belediyesi Başkan Yardımcısı Ahmet BAYRAKTAR, hem Demirci’nin sorusuna açıklık getiren hem de Büyükçekmece Belediyesi Erişilebilirlik çalışmalarını konu alan bir konuşma gerçekleştirerek, eski ve yeni olmak üzere iki Büyükçekmece ilçesinin olduğunu kaydetti. Eski Büyükçekmece’nin erişilebilir olduğunu ifade eden Bayraktar; “25 kilometrelik kesintisiz yol yapmayı hedefliyoruz. Bu yolumuzun özelliği, ‘Engelsiz yol’ olmasıdır. Yeni Çekmeceyi’de şu halde eksiklerimizin olmasına rağmen ideal bir erişilebilirliğe kavuşturacağız. Sirkülâsyonu yoğun olan yolları trafiğe kapattık. Bu yollar erişimde engelli bulunmayan yollar. Görme engelliler için kılavuz yol uygulamasına hemen geçemedik. Bu konuda henüz bir standart belirlenmemiş. Ayrıca yol çalışmalarında tretuarları minumum 3 metrenin altında tutmamaya çalışıyoruz. Kumburgaz yan yolda bir incelemede bulunursak, ne yapmak istediğimiz net görülecektir. Mimar Sinan sahilinin ihale süreçleri biraz farklı işlemlere tabi oldu. İmalatta çok geciktik, ihale süresinin biraz uzamasından dolayı. Biz şu halde asansör sisteminin yapımına başlıyoruz. İnsanlarımız buradaki sahilde sonbaharda yürüyüş yapabilir, bu yıl olmasa dahi gelecek yıl denize de girebilirler. Ayrıca yaptığımız 25 kilometrelik engelsiz yolda engellilerin erişimine uygun lavabolar, tuvaletler tesis edeceğiz. Erişilebilirlikle ilgili uygulamaları doğal olarak uygulanması gereken bir sorumluluk olarak gördüğümüzden stratejik planlarda yok; fakat projelerimizin hepsinde bu var”, açıklamalarını yaptı.  Şu Halde Kullanımda Olan Engelli Lavaboları, Hem Erişimsiz Hem de Yüksek Maliyetli! 25 Kilometrelik Engelsiz Yolda yapılacak Engelsiz lavabolar üzerine de kısa kısa değerlendirmelerde bulunan Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyon Kurulu Başkanı Y. Mimar Kavak, tuvalet yapımlarında doğru uygulamanın yok denecek kadar az olduğunu kaydederek, engelli lavabolarının normal lavaboya nazaran 5 kat daha maliyetli ve çok geniş olmayan mekanlarda erişimi sınırladığının altını çizdi. Engelli erişimine uygun oval ve ayaksız lavaboların üretilmesi gerektiğine değinen Kavak;  “Ayaksız oval bir lavabo yapıldığında lavabonun her tarafından yanaşabilir, büyük bir hareket serbestîsine kavuşabilirsiniz. Şu halde kullanımda olan engelli lavobaları, hem erişim engeline sahip hem de yüksek maliyetli oluyor”, vurgulamalarını yaptı.  Kılavuz Yol Konusunda Güngören Belediyesi’nden Destek Alınabilir.  Türkiye Görme Engelliler Derneği Genel Başkan Yardımcısı Mehmet TÜREL’de toplantıda söz alarak kısa bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında Büyükçekmece Belediyesi’nin kılavuz yol konusunda tek doğru uygulamayı yapan Güngören Belediyesi’nden destek alabileceğini dile getiren Türel; sesli sinyalizasyonların görme engelliler için çok önemli olduğunu ifade etti ve bu konuya Büyükçekmece Belediyesi’nin daha çok hassasiyet göstermesini istedi. İETT Akyol Bil yazılımının görme engellilerin kullandığı telefonlarda da işlerlik kazanması için İETT’nin çalışma yapmasını sözlerine ekledi.  Stratejik Planlar, Belediyelerin Eylem Aksını Belirliyor.  Mimarlar Odası adına toplantıda bulunan İlyas E’de toplantının sonlarına doğru bir konuşma gerçekleştirdi.  Büyükçekmece Belediyesi Yöneticilerine açık yüreklilik ve samimiyetle öz eleştiri yaptıkları için teşekkür eden İlyas, belediyelerin her şeyin farkında olduğunu ileri sürdü. Büyükçekmece Belediyesi Yöneticilerine Büyükçekmece Belediyesi stratejik planının ne tür bir içeriğe sahip olduğunu soran İlyas;  “Birçok belediye stratejik planı elimde bulunsun mantığı ile hazırlamaktadır”, dedi. Stratejik planın belediyeler için çok önemli olduğuna dikkat çeken İlyas, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü; “Stratejik planlar belediyelerin eylem aksını belirliyor. Bu eylem aksı aynı zamanda bir kent kimliğini oluşturuyor ve ortaya koyuyor. Yaşanılan kent, engellilerle beraber herkesin ortak kullanacağı bir yaşam alanıdır. Bunun açık alanları vardır, kapalı alanları vardır. Dolayısıyla stratejik planlarda malzemelerde dahil, her şeyin bir bütünlük içinde belirlenmesi lazım. Uygulamada denetleme şart, projelendirme her şeyden önemli! Bu sıralamayı göz önüne alırsak çok rahat edeceğinize inanıyorum; çünkü hep standart konuşuyoruz burada. Bunların hepsinin standartları var. Türk Standartları Enstitüsü’nün Temmuz ayında bitirmiş olduğu yeni standart oluşumları var. Burada her şey açık bir şekilde gösterilmiş. Evrensel değerler göz önüne alınarak, Birleşmiş Milletler kriterlerine uyum sağlanarak hazırlanmış standartlar var. Bu standartları alıp kullanabilirsiniz. Bunları ifadelendiriyorum; ama bunların bir yönetmeliğe bağlı olması gerek. Yönetmelik olmadan bunları söylüyoruz, rica ediyoruz. Yönetmelik bir yaptırım gücüdür; bundan dolayı yönetmeliğin önümüzdeki seneye kadar hazırlanması şart.”  Hazırladığımız Ek Teknik Şartname, Tüm Belediyelere Bir Tavsiye Kararı Olacak.  Mimarlar Odası adına konuşma gerçekleştiren İlyas ‘nin değerlendirileri üzerine tekrardan açıklamalarda bulunan Y. Mimar Müberra Kavak Kara: “Türkiye Belediyeler Birliği bünyesinde herkes için erişilebilirlik komisyonu kuruldu. Biz de o komisyonda görev alacağız ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyon Kurulunun hazırlamış olduğu ek teknik şartname, tüm belediyelere ihalelere çıkması için bir tavsiye kararı olarak gidecek ve erişilebilir şehir yönetmeliği de artık o kanaldan uygulama süreçlerine dahil olacak. Komisyon toplantılarından sonra tarih ve süreç netleşecek. Bu çalışmalar gündemimizde ve takip ediyoruz,”dedi. Kılavuz yol ile ilgili gelen bir soru üzerine açıklamalarını genişleten Kavak; “Bina içinde kılavuz yolu zorunlu mekanlara kadar ulaştırıyoruz. Lavabolara, giriş çıkışlara, koymamız gerekiyor. İç mekanlar için farklı teknolojiler de var. Bir alış veriş merkezinde tek tek her mağazaya değil de girişlere kabartmalı harita koyulur, merdivenlere kot farkı olan yerlere, zemin değişikliklerinde kubbe kabartılarla uyarı takip sistemi uyarlanabilir. Lavabo ve giriş çıkışlara yönlendirme yapılabilir. Tek tek mağazaların önlerine kadar götürülmez. Bu diğer kullanıcıların konforunu etkileyebileceği gibi uygulama da çok sağlıklı olmayacaktır. Alış veriş merkezleri için değil de kültür kongre sarayı veya daha kamusal ihtiyaçların gerçekleştirildiği yapılar için bileklik veya kulaklık yardımı vericilerle yönlendirme yapılmaktadır”, bilgilerini aktardı. Konuşmasında özürlü engelli tanımına da açıklık getiren Kavak; “Özürlüler idaresi bu konuya şu şekilde bir nokta koydu: Aslında o bireyler özürlü bireyler ama biz fiziksel ve sosyal çevre olarak erişilebilir bir sosyal hayat sunmadığımız için onları engellemiş oluyoruz; dolayısıyla engelli oluyorlar”, değerlendirisini paylaştı.  İETT, AKYOL BİL Projesini Tamamlamak Üzere, Test Çalışmalar Bitiyor.  Toplantıda İETT Hizmetleriyle ilgili bilgilendirici bir açıklama yapan İETT Basın Yayın Müdürü - Erişilebilirlik Koordinatörü Osman Çakır’da İncirli Caddesi üzerinde bir otobüs durağının erişime uygun olmadığına dair bilgi aldıklarını ve talep üzerine yapmış oldukları çalışmalar neticesinde söz konusu durağın erişilebilir hale getirildiğini ifade etti.  Yapılan rehabilitasyon sonrasında durağın son derece erişilebilir olduğunu ve faal bir şekilde kullanıldığını belirten Çakır; Ayrıca, İstanbullu vatandaşların İETT hizmetlerinden daha kolay faydalanabilmeleri amacıyla AkyolBil adında özel bir yazılımı hizmete sokacaklarını bildirdi. AkyolBil yazılımı aracığılıyla bilgisayar ve cep teflonlarına gönderilecek bilgi mesajlarıyla,  İETT alçak tabanlı otobüslerinin hangi hatta sefer yaptığı, sefer saatleri ve sefer sayıları gibi detaylı bilgilerin aktarılacağını paylaşan Çakır;  projenin test aşamasında olduğundan henüz kamuoyuna duyurusu yapılmamıştır, sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.  İlçe Belediyeleri ile Büyükşehir Belediyesi Koordinasyonu Çalışmaları Daha Etkili Kılacaktır. İstanbul’un tarihi bir yerleşim merkezi olması itibarıyla her zaman erişilebilirlik çalışmalarına istenilen ölçüde müsaade etmediğine değinen Y. Mimar Müberra Kavak Kara, toplantıyı şu vurgulamalarla sonlandırdı:“Büyükçekmece İlçesi erişilebilirlik düzenlemeleri açısından daha uygun bir yerleşim merkezimiz. Mevcut erişim sahalarının standartlara uygun hale getirilmesi gerekiyor. Yeni yapılan erişim alanlarında erişilebilirliğe azami dikkat edersek hiç değilse bundan sonra kaynak israfı, zaman israfı olmadan yeni yaptığımız çalışmaları neticelendirebilir, daha etkili bir süreci gerçekleştiririz. Erişilebilirlik çalışmalarının etkili bir şekilde sürmesi açısından ilçe belediyelerinin büyükşehir belediyesi ile koordinasyon halinde çalışmasını uygun buluyoruz. Örneğin İETT’yi ilgilendiren veya Yol Bakım Müdürlüğünü ilgilendiren erişilebilirlik çalışmaları yapmanız gerekebilir. Bu durumda bizimle irtibata geçtiğiniz takdirde konu Herkes İçin Erişilebilir İstanbul Koordinasyonu çalışmalarının gündemine alınacak. Buradaki başkanlık ve müdürlüklerin temsilcileri ile anında konu görüşülüp süreç hızlandırılacaktır.”